fotosentez.gen.tr https://www.fotosentez.gen.tr Fotosentez, Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, fotosentez.gen.tr Fri, 01 Apr 2016 00:00:00 +0000 Sun, 19 May 2019 00:00:00 +0000 60 Fotosentez Ve Kemosentez https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-ve-kemosentez.html Thu, 22 Nov 2018 12:03:04 +0000 Fotosentez ve Kemosentez, canlıların yapmış oldukları inorganik maddelerden organik madde sentezidir. Yeşil bitkilerin, sahip oldukları klorofil pigmenti sayesinde havadan aldıkları karbondioksiti kullanarak kendileri için lazı Fotosentez ve Kemosentez, canlıların yapmış oldukları inorganik maddelerden organik madde sentezidir. Yeşil bitkilerin, sahip oldukları klorofil pigmenti sayesinde havadan aldıkları karbondioksiti kullanarak kendileri için lazım olan organik maddeleri üretmelerine fotosentez denir. Güneş enerjisi yerine kimyasal enerjiden yararlanarak organik bileşikler yapılması olayına kemosentez denir. Kemosentez gerçekleştiren canlılar bir çok maddenin formatını değiştirerek yüksek yapılı canlıların kullanabileceği hale dönüştürürler.

Fotosentez ve Kemosentez Hızına Etki Eden Faktörler Nelerdir
  • CO2 Yoğunluğu: Belirli bir orana kadar fotosentez ve kemosentez hızını artırır. Sonra fotosentez ve kemosentez hızı kendiliğinden sabitlenir.
  • Işık Şiddeti: Belli bir orana kadar fotosentez ve kemosentez hızını hızlandırır. Işığın etkisi gölge ve güneş bitkilerinde farklı etki yapabilir. 
  • Sıcaklık: Fotosentez ve kemosentez için gerekli olan sıcaklık 20300 derecedir. 
  • Mineraller: Özellikle Fe, Mn ve Mg azlığı klorofil eksikliğine sebep olacağından fotosentez ve kemosentez hızını düşürür. 
  • Stomave kloroplast sayısı: Fotosentez ve kemosentez hızı bu ikisiyle doğru orantılıdır.
Fotosentez ve Kemosentez Karşılaştırılması Nasıldır

Fotosentez; Sadece klorofil bulundurulan canlılar fotosentez yapar. Klorofil bulunduran canlılar prokaryot ve ökaryot canlılardır. Fotosentez yapılırken ışık enerjisi kullanılır ve hidrojen kaynağı olarak H2O, H2S yada H2 kullanılır. Fotosentez sırasında fotofosforilasyon ile ATP üretimi gerçekleşir. Doğal şartlarda fotosentez gündüz gerçekleşir ve fotosentezin gerçekleşmesi için klorofil gereklidir. Fotosentez oksijensiz ortamda da gerçekleşebilir ve fotosentez sonucunda oksijen üretilir ve atmosfere verilir.
Kemosentez; Sadece arkebakteriler ve bazı bakteriler kemosentez yapar. Kemosentez yapan canlılar prokaryot canlılardır ve kemosentez sırasında kimyasal enerji kullanılır. Enerji kaynağı genel olarak NH3, H2S ve S2 dir. Kemosentez de hidrojen kaynağı olarak su kullanılır. ATP üretimi kemofosforilasyon ile gerçekleşir. Kemosentez doğal şartlarda hem gündüz hem de gece gerçekleşebilir. Kemosentez için oksijene gerek vardır fakat klorofile gerek yoktur. Kemosentez sırasında oksijen hem üretilir hem de tüketilir.
Fotosentez ve Kemosentezin Ortak Özellikleri Nelerdir
  • Her iki olayda da inorganik maddelerden organik madde sentezlenir.
  • Ortak olarak karbondioksit tüketilir ve oksijen üretilir.
  • ATP sentezi gerçekleştirilir.
  • Fotosentez ve kemosentez enzimatik reaksiyonlar sayesinde gerçekleşir.
  • Her iki olayda da ETS görev yapar.
]]>
Fotosentez Şeması https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-semasi.html Fri, 23 Nov 2018 07:50:29 +0000 Fotosentez şeması, fotosentez esasında meydana gelen tüm kimyasal reaksiyonları açıklayabilmek amacıyla oluşturulmuş bir şemadır. Aydınlık ve karanlık olarak 2 evreden oluşan fotosentezin şemasını anlatmadan önce fotosente Fotosentez şeması, fotosentez esasında meydana gelen tüm kimyasal reaksiyonları açıklayabilmek amacıyla oluşturulmuş bir şemadır. Aydınlık ve karanlık olarak 2 evreden oluşan fotosentezin şemasını anlatmadan önce fotosenteze değinmek, daha iyi anlamanız açısından faydalı olacaktır.

Fotosentez nedir

Klorofil taşıyan canlılar, güneş enerjisini tutarak hücrelerinin faydalanabileceği enerji biçimine dönüştürürler. Klorofil taşıyan canlıların ışık enerjisi ile inorganik maddelerden organik bileşikler sentezlemesine fotosentez denir. Diğer bir deyişle, yeşil bitkilerin kendi besinlerini üretmek için yaptıkları enerji dönüşümüdür.  Karbon özümlemesi olarak da adlandırılan fotosentezi bitkiler, bakteriler ve protistalar yapabilirken mantarlar fotosentez yapamazlar. Yeşil bitkilerin güneş enerjisini de kullanarak karbondioksit ve suyu sentezleyerek şeker ve nişasta gibi organik bileşikler oluşturması olayı olan fotosentezin sonucunda glikoz, su ve oksijen açığa çıkar. Bu yaşam sirkülasyonunda fotosentezden elde ettiği enerji ile gelişimine devam eden yeşil bitkiler; yeni yapraklar ve çiçekler verir, tohum üretir. Fotosentez sadece bitkilerin değil, aynı zamanda tüm canlıların yaşamı için ihtiyaç duydukları bir olaydır. Fotosentez olayı ile canlılar tabiattan oksijen alırlar ve almış oldukları oksijeni tekrar karbondioksit olarak dışarıya atarlar. Fotosentez olayının gerçekleşmesinin ardından ortaya çıkan oksijen ile tabiatta oksijen miktarında herhangi bir azalma olmaz. Bütün bu dengelerin korunmasında rol oynayan fotosentezin formülü; 

Fotosentezin formülü

Güneş enerjisi + karbondioksit + su = glikoz + oksijen

Fotosentezin evreleri

Fotosentez şemasını 2 evrede anlatabiliriz.

Aydınlık (ışık) evresi: Bu evre yalnızca ışık olduğu zaman oluşur. Fotosentezi gerçekleştiren pigmentlerin güneş ışığını emip,suda var olan hidrojenni de dışarıya geri vermesi gerçekleşir.

Karanlık evre: 2.evre olan karanlık evrede ışığa ihtiyaç duyulmaz. Karanlık evre sonucu ortaya çıkan kimyasal enerji organik maddelerin yapılması için kullanılır.
]]>
Mantar Fotosentez Yapar Mı https://www.fotosentez.gen.tr/mantar-fotosentez-yapar-mi.html Sat, 24 Nov 2018 03:45:24 +0000 Mantarlar Fotosentez Yapar Mı; Klorofil taşımakta olan her canlı güneş enerjisini kullanarak organik bileşikleri üretmektedir. Bu olayada fotosentez olayı denir. Bitkiler fotosentez yapabilen canlılardır güneş enerjisini dönüş Mantarlar Fotosentez Yapar Mı; Klorofil taşımakta olan her canlı güneş enerjisini kullanarak organik bileşikleri üretmektedir. Bu olayada fotosentez olayı denir. Bitkiler fotosentez yapabilen canlılardır güneş enerjisini dönüştürerek organik olan maddelerin sentezini yapmaktadırlar. Fotosentez olayı ilk önce bitkilerin yaprak kısımlarında meydana gelir. Mantarlar ise hem klorofil taşıyamaz hemide yaprakları olmaz. Bu sebeple mantarlar fotosentez yapamaz. Mantarlar ile diğer bakteri çeşitleri oksijensiz solunum yaparlar. Oksijenli solunum ve besin moleküllerinin oksijenleri açığa çıkar. Bitkiler, insanlar, hayvanlar ve mantarların bir bölümü oksijenli olarak solunun yapmaktadırlar. Doğada yaşamlarını sürdüren birçok canlının çoğu oksijenli solunum yaparak yaşamını sürdürüyor. Mantarların da bir kısmı oksijenli olarak solunum yapar iken büyük kısmıda oksijensiz solunum yapar.

Oksijensiz Solunum 

Protein, karbonhidrat ve yağların çok atomlu oldukça yüksek enerjili moleküller olduğunu biliyoruz. Canlılar bu moleküllerdeki kimyasal enerjiyi yani ATP enerjisi durumuna dönüştürmek için organik moleküllerdeki bağı koparmak zorunda kalır. Bu olaya da solunum denir. Enerji ihtiyacı çok az olan canlılar örneğin bakterilerin birçoğu ve bazı mantarlar oksijensiz solunum yapar.

Oksijenli Solunum Yapan Canlılar 

Yeryüzünde yaşamakta olan canlıların birçoğu oksijenli solunum yapar. Besin moleküllerindeki enerjinin hücrelerde oksijenli kullanarak açığa çıkmasına oksijenli solunum adı verilir. Mantarlar, insanlar, bitkiler, hayvanlar ve bakteriler oksijenli solunum yaparlar. Solucanlar, memeli canlılar, yılanlar, sürüngenler, balıklar, kuşlar, eklem bacaklılar, kurbağalar ve kabuklu deniz canlıları ise oksijenli solunum yapan canlı örnekleridir. Solungaçları, akciğerler, trake ve deri aracılığıyla oksijenli solunum yapar. 
]]>
Fotosentez Olayı https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-olayi.html Sat, 24 Nov 2018 10:27:39 +0000 Fotosentez olayı, bünyesinde klorofil barındıran bitkilerin ışık enerjisinden yararlanarak besin üretimi yapmasıdır. Tabiatta canlılar beslenme açısından iki gruba ayrılır. Kendi besinini(ürününü), kendi yapabilenler ( Fotosentez olayı, bünyesinde klorofil barındıran bitkilerin ışık enerjisinden yararlanarak besin üretimi yapmasıdır. Tabiatta canlılar beslenme açısından iki gruba ayrılır. Kendi besinini(ürününü), kendi yapabilenler (ototroflar), kendi besinini dışarıdan hazır olarak alanlar (heterotroflar).
Ototrof bitkilerde güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürebilecek bir sisteme gereksinim vardır. Bu sebeple bu, bitkilerde güneş enerjisini sadece soğuran değil, aynı zamanda onu gelişmekte olan bitkinin kullanabileceği kimyasal enerjiye dönüştürebilen bir yapının olması gerekir. Ayrıca enerjinin seçici olarak soğurulması da gereklidir. Bitkilerde güneş enerjisinin soğurulup besin üretimi bir bakıma radyoların çalışmasını andırmaktadır. Bir istasyona ayarlanmış radyo alıcısı belli bir dalga uzunluğunu seçer ve alır. Alıcı radyonun lambaları radyo frekanslarını ses enerjisine dönüştürür. Bugün yaşayan ototrofların analizi bir radyo alıcısındaki lambalara benzer şekilde iş gören bir grup kimyasal bileşiğinin geliştiğini göstermektedir. 
Fotosentez olayında en eski bilgilerden biri, birçok karmaşık tepkimeleri özetleyen şu denklemdir.

nCO2+ 2nH2O + ışık enerjisi --> (CH2O)n + nO2 + nH2O

Bu denklemde görüldüğü gibi yeşil yaprakların soğurduğu ışık enerjisi, karbondioksit ve suyu (girenler), karbonhidratlara ve oksijene (çıkanlar) çevirmek için kullanır. Çıkan karbonhidratlar, daha sonra bir ototrofun aminoasitleri, proteinleri, yağları ve hücrelere gerekli diğer ürünleri sentezlemesi için hem ham madde, hem de enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Fakat bu denklem olayın karmaşık basamakları hakkında herhangi bir bilgi vermemektedir. Fotosentez olayının hızı ve miktarı birçok etkene göre değişmektedir. Fotosentezin hızını ölçmek için en çok kullanılan yöntem, kullanılan CO2 miktarının ya da açığa çıkan oksijen miktarının saptanmasıdır. Fotosentezde ışık enerjisinin artması tepkimeyi hızlandırmaktadır. Bir bitkiye artan miktarda ışık enerjisi gönderilirse fotosentez sonucu açığa çıkan oksijenin bir miktar arttığı ancak bir yerden sonra ışık şiddeti ne kadar artarsa artsın oksijen miktarının sabit kaldığı görülür. Aynı deneyler ortamdaki karbondioksit miktarını artırarak da tekrarlanabilir. Artan karbondioksit miktarıyla fotosentez hızı arasındaki ilişki, ışığın etkisiyle aynı benzerliği gösterir. Karbondioksit oranı arttıkça fotosentez hızı da bir yere kadar artar, bir noktadan sonra değişme göstermez.
Işık ve karbondioksit oranlarının fotosentez üzerine etkileri ayrı ayrı olduklarında birbirlerine benzemekle birlikte ortamda her ikisinin aynı anda artması halinde fotosentezde elde edilecek ürün öncekilerden çok daha fazla olur. Işık şiddetinin yanında farklı dalga boylarındaki ışıkların da olaya etkisi farklılık göstermektedir. Çünkü klorofil tüm renkleri (dalga boylarını) aynı oranda soğurmaz. Örneğin, klorofil bu ışığı çok büyük oranda yansıttığından en az yeşil ışığı soğurmaktadır. Aslından klorofil taşıyan bitki dokularının yeşil görülebilmesinin nedeni de budur. Klorofil, en fazla kırmızı ve mor ışıkları soğurduğu için bu renkler fotosentez için en uygun renklerdir. Fotosentezin hızını etkileyen bir başka etmen de, ortamın sıcaklığıdır. Bu sıcaklık artıkça fotosentez hızı artar; 40 derece civarında fotosentez en fazladır.
]]>
Fotosentez Mekanizması https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-mekanizmasi.html Sat, 24 Nov 2018 16:47:31 +0000 Fotosentez Mekanizması, dünya genelindeki tüm coğrafyalardaki bitkilerin fotosentez aşamasında gerçekleşen ortak süreç unsurudur. Fotosentez ışık tepkimeleri esnasında oluşmaktadır. Oksijen yüksek sıcaklıkta hücre ve sitopl Fotosentez Mekanizması, dünya genelindeki tüm coğrafyalardaki bitkilerin fotosentez aşamasında gerçekleşen ortak süreç unsurudur. Fotosentez ışık tepkimeleri esnasında oluşmaktadır. Oksijen yüksek sıcaklıkta hücre ve sitoplazma içerisinde çözünür. Bu sebepten ötürü yüksek ısı ve ışıkta oksijen etkinliği için uygun ortam hazırlanır. Bitkilerde fotorespirasyonu engelleyen bazı mekanizmalar gelişim oluşturup atmosferdeki oksijeni bağlamak için bazı özel molekül ve kimyasal süreçler gelişmiş bulunmaktadır. Fotosentez mekanizması birkaç aşamadan oluşmaktadır. C3, C4 ve Cam mekanizmaları fotosentez için belirli görevleri inşa etmektedir.

C3 fotosentez mekanizması: 5 karbonlu ribulose difusfat içerisine bir karbondioksit eklenerek 6 kararlı karbonsuz bileşik oluşur. Bu tepkime ile 3 karbonlu bileşikler, glikoz ve diğer organik moleküllerin sentezi için başlangıçta rol oynar. C3 bitkilerin özellikleri için; tipik ılıman iklim bitki gruplarını oluşturur. Orta düzeyde verimlilik sağlar. Serin ve nemli şartlarda verimi yüksektir. Tek tip kloroplast içerir. Işık solunumu yüksek seviyededir. Su kullanım etkinliği ve tuz miktarı düşüktür. Stoma gündüz açık bulunur.
 
C4 fotosentez mekanizması: Tropikal ve yarı tropikal iklim bitkileridir. Yüksek derecede verimlilikleri vardır. İki tip kloroplast içerirler. Işık solunumu görülmeyerek su kullanım etkinliği ve tuz toleransı yüksektir. Stomalar gündüz açık olur.

Cam fotosentez mekanizması: Kurak hava koşullarında gelişmiş olan özellikler çöl bitkilerinde görülen mekanizmadır. Bu noktadaki kilit konu stomaların gündüz tamamen kapatılma mecburiyetinde olma zorunluluğudur. Bu mekanizma tipik kurak iklim bitkilerinde görülür. Verimlilik oldukça düşük seviyededir. Tek tip kloroplast görülür. Işık solunumu görülmemekte olup su kullanım etkinliği ve tuz toleransı aşırı derecede yüksektir. Stomalar gece açık bulunur. Cam fotosentez mekanizmasında asıl sorun su sıkıntısıdır. Su olmadığı için stomalar gündüz kapalıdır. Birim su kaybı bakımından yapılan fotosentez olarak tanımlanabilecek su kullanım etkinliği bu tür mekanizmaya sahip bitkilerde çok yüksektir.
]]>
Fotosentez Tepkimeleri https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-tepkimeleri.html Sun, 25 Nov 2018 08:20:23 +0000 Fotosentez Tepkimeleri, bitkilerde görülen ışık enerjisinin tutulması ve kimyasal enerjiye dönüştürülerek besin yapısına katılması işlemlerini içinde barındıran tepkimelere verilen genel addır. Fotosentez Tepkimeleri, bitkilerde görülen ışık enerjisinin tutulması ve kimyasal enerjiye dönüştürülerek besin yapısına katılması işlemlerini içinde barındıran tepkimelere verilen genel addır.

Fotosentez Tepkime Aşamaları;

İki aşamada oluşmaktadır. Bunlar; karanlık evre tepkimeleri ( karbon tutma tepkimeleri ) enzimlerin daha yoğun kullanıldığı sentez tepkimeleri, ışıklı evre tepkimeleri şeklindedir. Karanlık devre aksiyonlarının gerçekleştirilmesi için, ışık tepkimelerinin mutlaka gerçekleşmesi gerekir, ilk evrede mutlaka ışık gereklidir, klorofil hem elektron verici hem de elektron alıcı görev yapar, karanlık devre tepkimeler ortam ışık olsa da olmasada yürütülür.

Işığa Bağımlı Tepkimeler (Işıklı Evre Tepkimeleri) Etken faktör olarak ışık enerjisi kullanılan ışık tepkimelerinde ışık fazı, aydınlık evre veya fotokimyasal evre denir. Bu tepkimelerde NADP, H2O, P, ADP kullanılır, NADPH2 ve ATP üretilir. Gerçekleşmesi için mutlaka klorofil ve ışık gerekmektedir. Kloroplastın grana bölmesinde gerçekleşmektedir. Fotokimyasal özellikte olan metabolik enzim kullanımı gerekli değildir. Bu sebepten dolayı ısıya duyarlı değildir.
Işık tepkimeleri klorofilden ayrılan elektronun tekrardan klorofile dönüp dönmemesine göre devirsiz devirli fotofosforilasyon şeklinde iki aşamadan oluşmaktadır.

Devirli Fotofosforilasyon; Klorofilde FS I 'in merkezinde bulunan elektron ışık tarafından uyarılması sonucu önce ilk alıcıya aktarılmaktadır. Elektron taşıma sistemine iletilen elektronlar, önce ferrodoksin daha sonra da sitokrom ve plastosiyanin üzerinden klorofile geri dönerler. Bu nedenden dolayı klorofil, kaybetmiş olduğu elektronu tekrar aldığı için gerçekleşen bu işleme devirli fotofosforilasyon adı verilir. Elektronların serbest kalan enerjisinden geri dönüş anında faydalanılarak ADP moleküllerine fosfat eklenip ATP üretilmektedir.

Devirsiz Fotofosforilasyon; FS II 'nin tepkime merkezinde bulunan klorofilin ışık tarafından uyarılan elektron ilk alıcıya iletilir. Daha sonra da plastosiyonin, sitokromlar, plastokinon vasıtasıyla FS I 'e iletilmektedir. Ortaya çıkan enerji ATP 'nin sentezlenmesinde kullanılmaktadır. Işığı soğurmasıyla FS I 'in reaksiyon merkezinde bulunan klorofil elektronları ilk alıcıya iletilir. İletilen ilk alıcı, elektronu ferrodoksine nakletmektedir. Stromada bulunan bir enzim yardımıyla ferrodoksin elektronu NADP 'ye aktararak yükseltgenir. Elektronların tilakoit zarında bulunan ETS 'den geçişi esnasında stromada bulunan protonların (H+) tilakoit boşluğa pompalanmasını gerçekleştirmektedir. Protonlar tilakoit boşluğunda bulunan suyun ayrışmasıyla oluşmaktadır.
]]>
Fotosentez Ve Oksijenli Solunum https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-ve-oksijenli-solunum.html Sun, 25 Nov 2018 23:17:04 +0000 Fotosentez ve Oksijenli Solunum; Bitkiler açısından önemlidir. Çünkü fotosentez ve oksijenli solunum yapamayan bitkiler yaşamlarını sürdüremez. Yeşil renkli olan bitkilerin karbondioksit ve suyu ışık enerjisiyle or Fotosentez ve Oksijenli Solunum; Bitkiler açısından önemlidir. Çünkü fotosentez ve oksijenli solunum yapamayan bitkiler yaşamlarını sürdüremez. Yeşil renkli olan bitkilerin karbondioksit ve suyu ışık enerjisiyle organik besine dönüştürmesine fotosentez denir. Bitkiler bu besinle yaşamaya devam ederler. Ekolojik denge içerisinde bitkilerin varlığı diğer canlıların da var olabilmesi açısından gereklidir. Fotosentez yapan canlılara fotosentetik organizmalar denir. Fotosentezin gerçekleşebilmesi için canlı organizma (bitki), ışık, su, klorofil, karbonhidrat gerekmektedir. Yeşil renkli olan klorofil içerikte yapraklar ışıktan aldıkları güçle  besin elde ederler. Bu besin bitkinin bütününe gönderilir yani karbondioksit alınan ışıkla karbonhidrat ve nişastaya dönüşmüş olur. 

Fotosentezin formülü şöyledir:
6CO2+6H2O+Işık Enerjisi+C6H12O6+6O2 (6 Karbondioksit, 6 Su, Işık Enerjisi+ Glikoz+12 Oksijen)
Fotosentez yapan canlıların olması oksijen dengesini sağlanması açısından da önemlidir. 

Oksijenli Solunum 
Canlıların  ortak özelliklerini şöyle sayabiliriz: Beslenme, hareket etme, solunum, boşaltım, üreme, büyüme, hücre yapısı, çevresel uyarılara tepki verme, metabolizma ve uyum gibi... Oksijenli solunum yapan birçok canlı bulunmaktadır. Oksijenli solunum canlılar dünyasında hayati önem taşımaktadır. Bir canlının hayatını sürdürebilmesi için enerjiye ihtiyacı bulunmaktadır. Bundan dolayı canlılar besini enerjiye dönüştürmektir. Bu dönüştürmeye hücre solunumu veya solunum denmektedir. Canlıların vücudundaki besinlerin organik olanları oksijen kullanılarak ATP elde edilmesini sağlamaktadır. Buna oksijenli solunum denir. Bazı canlılar hücre solunumunu oksijenli olarak gerçekleştirmektedir. Bazı canlılar ise oksijensiz olarak solunumu gerçekleştirmektedir. 
İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve bakteriler oksijenli solunum yapmaktadır. Bunlardan bitkiler fotosentez yoluyla oksijeni kullanır iken, mantarlar fotosentez yapmadan oksijen kullanan canlılardandır. Oksijenli solunum, sadece akciğer organlarıyla değil aynı zamanda  solungaç organlarıyla, trake veya deri organlarıyla da oksijenli solunum yapan canlılar bulunmaktadır. Oksijenli solunum yapan canlılara örnek olarak şunlar verilebilir: memeli canlılar, kuşlar, solucanlar, balıklar, çiçekler. 

Oksijenli Solunumun Belirgin Özellikleri:
  • Bitkiler solunumda ortaya çıkan su ve karbondioksiti fotosentezde kullanır. Fotosentezde elde ettikleri besini ve oksijeni ise solunumda kullanırlar. Bitkiler gündüz fotosentez ve solunum gece ise solunum yaparlar.
  • Oksijenli solunumda enerji kazanımı fazladır.
  • Bitkiler yapraklarındaki pigmentler sayesinde oksijen alışverişini sağlamaktadır. Deri solunumu yapan canlıların bazılarında dolaşım ve kan sistemleri bulunmamaktadır. 
  • Bazı canlıların solunum pigmentleri yoktur. Vücut hareketleri veya kanatlarla solunum yapabilmektedirler. 
  • Solunum organları oksijen alışverişini sağlayabilecek incelikte ve yapıdadır. 
  • Solunum organlarının yüzeyleri genişleyebilme özelliğine ve nemli bir yapıya sahip olduğundan solunuma uygundur. 
  • Her ne kadar birçok canlı oksijenli solunum yapsa da canlıların her bir türü solunumu farklı şekilde ve düzeyde gerçekleştirmektedir.
]]>
Fotosentez Ve Solunum Arasındaki Farklar https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-ve-solunum-arasindaki-farklar.html Mon, 26 Nov 2018 06:26:25 +0000 Fotosentez ve Solunum Arasındaki Farklar,Tüm canlıların hayatını sürdürebilmek amacıyla enerjiye ihtiyacı vardır. Bu Enerji ihtiyacı, besinlerin hücre içerisindeki mitokondrilerde oksijen ile parçalanması sonucunda elde edil Fotosentez ve Solunum Arasındaki Farklar,Tüm canlıların hayatını sürdürebilmek amacıyla enerjiye ihtiyacı vardır. Bu Enerji ihtiyacı, besinlerin hücre içerisindeki mitokondrilerde oksijen ile parçalanması sonucunda elde edilir. Bu olaya solunum denir. Yeşil bitkiler ise kendi besinlerini kendileri yapar. Bu nedenle yeşil bitkilere "üreticiler" denir. Yaptıkları işleme ise fotosentez denir.

Fotosentez ve Solunum Arasındaki Farklar nelerdir diye inceleyecek olursak:
  • Fotosentezde ışık kullanılır. Yalnızca ışıklı ortamlarda gerçekleşir. Solunumda ise Hem hece ve hem de gündüz sürekli devam eder sürekli faaliyettir. 
  • Fotosentezde girdi H2O (su) ve CO2 (karbondioksit) dir. Solunumda ise giren madde, besin ve oksijendir.
  • Fotosentez yalnızca klorofil bulunan hücrelerde yapılır. Solunum ise Bütün canlı hücrelerde yapılır.
  • Fotosentezde Işık enerjisi kimyasal enerji olarak depolanır. Fotosentez  sonucu çıkan maddeler organik madde ve oksijendir.  Solunumda ise Vücutta depolanan enerji serbest şekle geçer. Çıkan madde su ve karbondioksittir.
  • Fotosentez  sonucunda madde artışı olur. Sonuçta besin ve oksijen üretilir. Solunumda ise ağırlık azalmasına meydana gelir.
  • Fotosentez ökaryot hücrelerde kloroplasta gerçekleşir Solunum ise, ökaryot hücrelerde mitokondri vasıtasıyla gerçekleşir.
  • Fotosentez yeşil renkli  bitkilerin hücrelerinde olur. Solunum ise tüm hücrelerde olur
  • Fotosentez  sonucunda Güneş enerjisi  kimyasal enerjiye dönüşür. Solunumda ise kimyasal bağlı enerji serbest iş enerjisine dönüştürülür.
  • Fotosentezde organik gıda yapılmış olur. Solunumda ise Organik gıdalar yakılır, parçalanır.
  • Fotosentezin gerçekleşmesi için, bitki topraktan su ve suda çözünmüş madensel maddeleri kökleri yardımıyla alır. Solunumda ise havadan oksijen vücuttan besin alınır.
  • Fotosentez yapraklar ile de havadan CO2 alır. Alınan bu maddeleri organik besin maddelerine dönüştürür. Solunum esnasında ise organik gıda ve oksijen kullanılır.

Fotosentez ve Solunum Arasındaki Farklar formüller üzerinden incelendiğinde;
Fotosentezde girdiler: Klorofil, Karbondioksit, Güneş ışığı ve Su iken, Solunumda Girdiler: Organik besin maddesi ve Oksijendir.
Fotosentezde çıktılar: Oksijen ve besin iken Solunumda çıktılar Karbondioksit, Su ve Enerjidir.

]]>
Fotosentez Denklemi https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-denklemi.html Mon, 26 Nov 2018 17:41:21 +0000 Fotosentez denklemi, ototrof olan canlılar inorganik maddelerden oldukça ihtiyacı bulunan organik olan maddeleri kolaylıkla sentezleyebilir. Fotosentez, yeşil renkte olan bitkilerin, ışık enerjisi yoluyla, karbondioksit ve suyu dire Fotosentez denklemi, ototrof olan canlılar inorganik maddelerden oldukça ihtiyacı bulunan organik olan maddeleri kolaylıkla sentezleyebilir. Fotosentez, yeşil renkte olan bitkilerin, ışık enerjisi yoluyla, karbondioksit ve suyu direk olarak birleştirerek organik besin yapması olayıdır. Bu olay özellikle bitkilerin kloroplastça oldukca zengin bölgelerinde olur. Fotosentez denkleminde organik olan maddeleri sentezleme işlemi de tam olarak burada gerçekleşir. Organik olan bu  canlıların bir çoğu bunu ışıktan oldukça faydalanarak yapmakta ve buna fotosentez denklemi denmektedir. Ayrıca fotosentez ışık enerjisi +sentez anlamınada gelmektedir. Algler ve çoğu yeşil bitkiler gibi klorofili çok olan canlılarda ışık enerjisinden farklı olarak yararlanır.

Ekosistemde Fotosentez denklemi: Ekosistem sistemi açısından fotosentez denklemi oldukça önem taşır. Fotosentez yardımı ile karbondioksit direk olarak doğru yönde atmosferden alınır ve yerine tekrardan oksijen verilerek ekosistemde fotosentez denklemi sağlanır. Fotosentezi hiç yapamayan ve besinlerini doğrudan dışarıdan almak zorunda kalan heterotrof canlılarda ise, solunum yoluyla üretilen karbondioksit fotosentezle oksijene direk olarak dönüştürüldüğünden dolayı ekolojik denge tamamen kurulu hale getirilir.

Fotosentez denklemi gerçekleştiği yerler: Yeşil renkte olan bitkilerdeki fotosentez direk olarak bitkideki yeşil bölgelerden özellikle yapraklarda oldukça kolay gerçekleşir. Yaprakların en önemli olarak alt ve üst yüzeyinde tek tabakalı olarak bulunan epidermis hücreler oldukça çok vardır. Bunlar kesinlikle kloroplast bulundurmaz ve hiçbir şekilde fotosentez de yapmaz. Epidermis olarak bulunan bu tabakalarının ara bölgesinde ise mezofil denilen kendi tabakası olur. Burada bulunan palizat ve sünger parankiması hücreleri kolaylıkla ve oldukça hızlı bir şekilde kloroplasta taşıyarak, fotosentez denklemi yapar. Kloroplast kendi içinde bulunan yapısındaki üst üste dizili olan granum adı verilen plakları olur. Bunların her birine ayrı olarak tilakoit adı verilir.

Fotosentezin tepkime denklemi

Fotosentez tepkime denklemi genel olarak aşağıdaki gibidir.

6 CO2+6 H2O <=> C6H12O6+6O2
Yani bu durumda 6 karbondioksit ve 6 su tepkimeye girerek, glikoz ve 12 oksijeni oluştururlar. (CH2O)n karbonhidratların asıl kendi gösterimidir. Fotosentezde direk olarak ışık enerjisinin klorofil tabakası tarafından kullanılmasıyla oluşarak 2 molekül su içeriye girmekte ve 1 molekül su doğrudan oluşmaktadır.

CO2+2H2O <=> (CH2O)n+O2+H2O

İlk oluşturulan denklemi altıyla çarptığımız takdirde çıkışta 6 karbonlu olarak karbonhidratı bulunan doğrudan glikozu almış oluruz.

6CO2+12H2O <=> C6H12O6+6O2+6H2O

Diğer şekilde ise fotosentez denklemini normal olarak sadeleştirdiğimizde 12H2O tepkimeye girmiş olsa da, sonuçta 6H20 oluştuğundan dolayı dışarıya çıkan net olarak 6H2O dur.

6CO2+6H2O <=> C6H12O6+6O2

Fotosentez denkleminin sonucunda meydana gelen asıl serbest oksijenin gerçek kaynağı ise; CO2 değil H2O dur. Bilim insanları ağır izotop deneyiyle doğru olarak bunu ispatladığından, oksijenin gerçek fotosentezdeki sudan oluştuğunu kesin ve net olarak bulmuşlardır. Karbondioksit yapısındaki oksijende, C6H12O6 dan dolayısıyla yani üretilen besin yapısına doğrudan katılır.






]]>
Fotosentez Yapmayan Bitki https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-yapmayan-bitki.html Tue, 27 Nov 2018 07:54:29 +0000 Fotosentez yapmayan bitki, aslında genel olarak parazitler ve mantarlar olarak bilinir. Bu durum bitkinin fotosentez işlevindeki bir bozukluk veya klorofil eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Bu tür bitkiler aslında başta belirttiğimiz ü Fotosentez yapmayan bitki, aslında genel olarak parazitler ve mantarlar olarak bilinir. Bu durum bitkinin fotosentez işlevindeki bir bozukluk veya klorofil eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Bu tür bitkiler aslında başta belirttiğimiz üzre parazit olarak adlandırılırlar. Çünkü besinlerini karşılamak için başka bitkilerden yararlanırlar. Söz konusu mantarlar ise bir nevi köprü vazifesi görmektedir. Bir başka yolu ise bu parazit bitkilerin köklerinde adının haustorial olduğu bilinen yapı vasıtası ile ihtiyacı olan karbonhidrat ve besinler karşılanır.

Bu parazit bitki türünün bazıları fotosentez yapabildiği halde üzerinde bulunduğu bitkiyi yan besin olarak kullanmayı tercih eder. Tabi parazit bitkilerin varlığı bilinmesine rağmen yeni bir fotosentez yapmayan ve çiçek açmayan bir bitkinin varlığı geçen aylarda Japon bilim adamları tarafından keşfedilmiştir. Bu bitkinin bu kadar çok üzerinde durulması ve botanikçiler için bir heyecan kaynağı olması iki ayrı özelliği bir arada bulundurmasından kaynaklanıyor. Bu özelliğin ilki tamamen (yani yapabildiği halde fotosentez yapmayan parazitler gibi değil) mikoheterofik (yani besinini ve karbonhidratını fotosentez ile üretmeyen mantar yardımıyla alması), ikinci özellik olarak yine tamamen kleistogamik (yani çiçek açmayan ve sadece bu yolla üreyen) olmasıdır.      
           
Fotosentez yapmayan bitki nasıl döllenir

Fotosentez yapmayan bu bitki türü, aslında kleistogamik özellikli diğer bitkilerin birçoğu gibi kendi türünden başka çiçeklerle normal yollarla veya çapraz döllenme sonucu üreye bilirler, ancak bu türün geliştirdiği mekanizma bir nevi başka bir çiçeğin bulunmaması ve şartların olumsuzluğuna göre şekillenmiştir.Bu tür bitkiler ta Darwin zamanından bu yana botanikçilerin ilgisini ziyadesiyle çekmiştir.çünkü kleiostogami kapalı evlilik adıyla da bilinir; çünkü daha açılmadan içeriden döllenme durumu söz  konusudur.

Bu tek başına bir bağlılık göstermeden yaşanılan hayatın bu bitki için olumlu tarafları kadar olumsuz tarafları da var elbette oda tabiatın geçici ve değişken bir yapıda olmasından ötürüdür. Bu değişmelere adaptasyon ve yeni mekanizmaları güçlendirmek ise kendi içinde döllenmek ten değil farklı bitkilerle birleşmeyle mümkün kılınabilir. Ancak dikkatlerin bu denli üzerine çekilmesinin ana sebebi de tam olarak buraya bağlanıyor. Normal şartlarda hayatta kalması için gereken farklı döllenme de olmadan bu zamana gelmesi hala açıklanamayan bir durumdur. Sonuç olarak Japon bilim adamlarının keşfettiği bu bitki türü tamamen kleistogamik olduğu için bu durumun nasıl süregeldiği üzerine araştırmalar daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilir.Dolayısıyla evrimleşme mi yoksa başka bir şey mi söz konusu onun üzerine daha sağlam tezler ortaya atılabilecektir.
]]>
Fotosentez Işık Reaksiyonları https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-isik-reaksiyonlari.html Tue, 27 Nov 2018 09:11:32 +0000 Fotosentez Işık Reaksiyonları, Fotosentez iki aşamada gerçekleşen bir reaksiyondur. Bu reaksiyonlar ışığa bağımlı reaksiyon ve ışıktan bağımsız reaksiyonlar olarak ikiye ayrılır. Işığa bağımlı reaksiyonlar karo Fotosentez Işık Reaksiyonları, Fotosentez iki aşamada gerçekleşen bir reaksiyondur. Bu reaksiyonlar ışığa bağımlı reaksiyon ve ışıktan bağımsız reaksiyonlar olarak ikiye ayrılır. Işığa bağımlı reaksiyonlar karoplaft organelinin granasında gerçekleşir. Bunlar plekoit zar adı da verilir.Işıktan bağımsız reaksiyon ise karoplaftın sıvısı olan stroma da gerçekleşir. Işığa bağımlı olması orada ışık kullanıldığı anlamına gelir. Işığa bağımlı reaksiyona ışık etki eder. Tepkimeye 12 adet su sokulur. Bunun sonucunda 18 adet atp üretilir. Bu üretilen atpler ışıktan bağımsız reaksiyonlara gönderilir. Ayrıca 12 tane NADPH+H dediğimiz molekül üretilir. Bu molekül de ışıktan bağımsız reaksiyonlara aktarılır.

Genel Özellikleri
  • Işık gereklidir.
  • Granada(tilakoid zar üzerinde) gerçekleşir.
  • Enzimler görev yapmazlar.
  • Sıcaklık değişimden etkilenmezler.
  • Fotosistemler ve ETS görev alır.
  • Su, ışık ve klorofil kullanılır.
  • Reaksiyon sonucunda O2, ATP, NADPH2 üretilir.
  • ETS elamanları üzerinde elektron aktarımı olur. 
ETS Elemanları
  • Plastokinon 
  • Sitokrom
  • Plastosiyanin 
  • Ferrodoksin
Fotosentez ışık reaksiyonlarında, ışığa bağımlı reaksiyonlar kendini takip eden indirgen ve yükseltgenme tepkimeleriyle olur. Moleküller indirgenir ve yükseltgenirler. Bu olaylar fotosentezde ışıklı reaksiyonların gerçekleşmesini sağlar.

İndirgenme: İndirgenme olayı bir molekülün elektron alması olayıdır.

Yükseltgenme: Bir molekülün elektron vermesi durumudur.

Fotosentez Işık Reaksiyonlarının Başlangıç Süreci: Öncelikle fts2, fotosisteme ışık etki eder. Işığın etki etmesiyle, bu ışığı fts2'nin yapısında bulunan klorofil soğuracaktır. Işığı soğuran klorofil, elektron kaybedecektir. Klorofilin elektron kaybetmesiyle döngü başlayacaktır. Işıklı evrenin başlangıcı fts2'nin yükseltgenmesiyle başlayacaktır.

Fotosentez Işık Reaksiyonları Süreci: Fts2 yükseltgenince elektron kaybetmiş olacak. Bu kaybını tamamlaması gerekir.Bunun içinde 2 adet su molekülü alacak ve bu iki su molekülü su sayesinde parçalanacaktır. 4 adet Hidrojen, 1 adet Oksijen gazı oluşacaktır. Açığa çıkan elektronları da fts2 alacaktır. İlk elektron alıcısının elektronu almasıyla indirgenme gerçekleşecektir. Moleküller, birbirlerine elektron aktaracaktır. İlk elektron alıcısı elektronunu plastokinona yollayacaktır. Plastokinon elektronu aldığı için indirgenmiş olacaktır. İlk elektron alıcısı elektronunu verdiği için yükseltgenmiş olacaktır. Plastokinon elektronunu sitokroma yollayacaktır. Sitokrom elektronu aldığı için indirgenecektir. Plastokinon verince yükeltgenecektir. Sitoktrom elektronu plastosiyanine yollayacaktır. 

Sitokrom ile plastosiyanin arasında alışveriş yapılırken adp molekülü atp haline gelecektir. Fts1'e de ışık etki edecektir. Işığı alan fts1'in yapısı, klorofil ışığı soğurucak. Işığı soğurması onun elektron kaybına neden olacaktır. Fts1 yapısında bulunan klorofil, ışık etkisiyle elektronunu kaybedince yükseltgenmiş olacaktır. Elekronunu ilk elektron alıcısına verecektir. Buradaki klorofil, elektron kaybettiği için o kaybı tamamlayacak bir elektron bulacaktır. Plastosiyanine gelen elektron fts1' e aktarılacak böylece fts1'e gelen elektronla da fts1 kaybını tamamlamış olacaktır. İlk elektron alıcısı indirgenme, yükseltgenme basamaklarını gerçekleştirerek birbirlerine yollayacaklardır. İlk elektron alıcısı elektronunu Ferrodoksine yollayacak. Ferrodoksin elektronunu 2NADP ferrodoksin elektron vermesi için bekler. 2NADP elektronu alacak 4 adet bulunan hidrojeni de alacak ve 2NADP molekülü NADPH2 halini alacaktır.Burada ışıklı evre tamamlanmış olacaktır. Kalan oksijen ise atmosfere yollanacaktır. 2NADP nin elektron almasıyla tepkime tamamlanacaktır.

]]>
Bitkilerin Fotosentez Yapması https://www.fotosentez.gen.tr/bitkilerin-fotosentez-yapmasi.html Wed, 28 Nov 2018 03:36:11 +0000 Bitkilerin fotosentez yapması; Yeşil bitkiler kimyasal enerji olarak güneş ışığını kullanır ve karbondioksit,  su ve kompleks olmayan yapılı organik bileşikler ve inorganik olan bileşikler karmaşık yapı halde olan gliko Bitkilerin fotosentez yapması; Yeşil bitkiler kimyasal enerji olarak güneş ışığını kullanır ve karbondioksit,  su ve kompleks olmayan yapılı organik bileşikler ve inorganik olan bileşikler karmaşık yapı halde olan glikoz ve basit yapılı oksijene dönüştürmesi olayına denir. Bundan dolayı bitkilerin çevresinde ki selüloz ve çevreli hücrede kloroplast isimli organellerde gerçekleşir.  Bitkilerin fotosentez yapması bitkinin yeşil yapraklı bölümünde olan bitki hücresinin kloroplastın klorofil yapısı bölümünde oluşur. Genel olarak yeşil yapraklı herhangi ağaç yada bitkiler fotosentez yaparlar. 
Bitkilerin fotosentez yapması; xCO2+2xH2O + ışık enerjisi,---->(CH2O)x+xO2+xH2O fotosentezin  formülüdür. Ama, kolay bir işlem değildir.
 
Işıklı ve karanlık evre olarak iki farklı evrede incelenir. Bunlar;

Işık evresi; Granalar, klorofilce zengin ve yeşil renk taneciklerdir. Klorofil molekülleri (granalar), güneş ile ulaşan ışığı emerler ve hareketlenirler. Elektron kaybederek elektronu alan haline geçer. Klorofiller, emdikleri enerjileri ve diğer molekülleri iletmeye başlayarak katalizör oluşur.
Meydana gelen kimyasal enerji su yardımı ile parçalanarak serbest biçimde olan oksijen ortaya çıkar. Suyu parçalama ile meydana gelen hidrojen iyonları, hidrojeni taşıyan koenzim olan NADP  tutar. Hidrojen molekülünün  tutunması ile meydana NADPH2 molekülü gelir. Klorofillerden ayrılan elektronlar elektron taşınması ile ayrılır ve meydana çıkan enerji NADPH2 molekülünde depolanırlar.

Karanlık evre; Bu evrede ise ışığa gerek yoktur. Proteinin mevcut yapısı olan stromalarda bu olay meydana gelir. CO2’nin hidrojenle birleşmesi organik besinleri meydana getirtir. CO2 difosfat ile sentezler. Bir dizi sentezden sonra glikoz meydana gelir.
Bitkilerin fotosentez yapması ışık enerjisini kullanıp organik bileşenleri yani besinleri yapan bakterilere fotosentetik bakteri denir. Bu organizmalar, fotosentez pigmentlerini, klorofile benzeyen ve ismi bakterio klorofildir. Bu pigmentler ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirirler.

Işık ile karbondioksit oranları fotosentezle beraber etkilerini farklı farklı birbirlerine benzeterek beraber ortamlarda ikisi de beraber artarsa fotosentez ile meydana gelecek ürünler daha öncekilerden daha fazla olur. Işık şiddeti ile beraber farklı dalga boylarında ışıkların da etkisi daha farklıdır. Bunun için klorofil de ki bütün renkler (farklı dalga boylarındaki ışıkları) eş miktarda ememez. Mesela, klorofil çok fazla miktarda ışığı yansıtır ve en az yeşil ışığı emer. Meydana gelen klorofilleri taşıyan bitki dokuları yeşil görünmesi sebebi de budur. Klorofil, en çok kırmızı, mor ışığı emdiği için en çok enerjiyi bu frekansta almış olur. Bundan dolayı fotosentez reaksiyonu kırmızı ve mor ışıklarda daha fazla oluşur. Fotosentez'in hızlarını değiştiren bir başka sebepte, bulunan ortamın sıcaklığıdır. Sıcaklık arttıkça fotosentez de hızlanır. 40 derecede en fazla fotosentez gerçekleşir. 50 dereceden fazla ısılarda fotosentez hızı yavaşlamaya başlar ve en son durur. Ortam sıcaklığının fotosentezin hızını etkileme sebebi ise fotosentezde enzimler çalışamaz hale gelmesidir. Bitkilerin fotosentez yapmaları birçok farklı tepkimelerden karışık bir şekilde birbirini takip etmesidir.


]]>
Fotosentezin Canlılar İçin Önemi https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentezin-canlilar-icin-onemi.html Wed, 28 Nov 2018 16:11:59 +0000 Fotosentezin Canlılar İçin Önemi, Canlılar içerisinde besinini kendisi yapan ototrof denilen canlılar bitkilerdir. Bitkilerin kendi besinlerini kendileri yapmasına fotosentez adı verilmektedir. Fotosentez, bitkilerin çevreden Fotosentezin Canlılar İçin Önemi, Canlılar içerisinde besinini kendisi yapan ototrof denilen canlılar bitkilerdir. Bitkilerin kendi besinlerini kendileri yapmasına fotosentez adı verilmektedir. Fotosentez, bitkilerin çevreden aldığı karbondioksidi güneş ışınlarıyla besin haline getirmesidir. Bu işlemde günlük ortalama 600-700 milyon ton karbondioksit kullanılmaktadır.

Fotosentezin Canlılar İçin Önemi Nedir: 

Bitkiler, yaprakları vasıtasıyla havadaki karbondioksidi güneş ışınlarıyla sentezleyerek, karbonhidrat elde eder. Karbondioksitteki karbon fotosentez için kullanınca geriye atık olarak oksijen kalır. İşlem sonucu karbonhidrat besin olarak kullanılmak üzere depolanır, oksijen ise atmosfere salınır. Fotosentez için mutlaka güneş ışınları ve karbondioksit gereklidir. Güneş ışınları fotosentez ile kimyasal enerjiye dönüşmektedir. Bu kimyasal enerji ise sadece bitkiler için değil tüm canlıların yaşamlarını sürdürmeleri için gereklidir.

Fotosentez ve enerji: Güneş, dünyanın ve tüm canlıların vaz geçemeyeceği enerjinin kaynağıdır. Dünyayı aydınlatması ve ısıtmasının  dışında tüm canlılar için besin maddesi ve enerji kaynağının yapılmasına vesile olmaktadır. Enerji her açıdan hayat demektir. Fotosentez ile ortaya çıkan karbonhidrat olmasa canlılar için vücut enerjisi nasıl ede edilebilirdi Fotosentez dışında başka bir sistem aracılığı ile sahip olduğunuz enerjiyi elde etmememiz imkansızdır. Bitkiler fotosentez ile elde ettikleri karbonhidratın kullanmadıkları bölümlerini bünyelerinde depolarlar. Bitkileri tüketen canlılarda bitkilerin depoladıkları karbonhidratı besin olarak tüketmiş olurlar. Tüketilen karbonhidratlarda o canlıda da enerji olarak kullanılmaktadır.

Fotosentez ve oksijen: Canlıların ürettiği karbondioksit ve insanlar tarafından gelişen teknolojiyle birlikte fazlaca atmosfere kirli hava salınmaktadır. Bu durum havadaki karbondioksitin ve havanın ısısının sürekli olarak artmasını tetikler. Bir yıl boyunca insanların ve diğer canlıların yaptıkları solunum neticesinde yaklaşık 500 milyar ton karbondioksit atmosfere karışmaktadır. Solunum dışında da endüstriden, ısınma için yakılan yakıtlardan ve taşıtlardan atmosfere karbondioksit salınmaktadır. Fotosentezi gerçekleştiren bitkiler, işlemde sürekli olarak karbondioksite ihtiyaç duyarlar. Fotosentez işleminde atık madde olarak ortaya çıkan oksijenin tüm canlılar için önemi bu şekilde anlaşılmaktadır. Böylece de oksijen-karbondioksit dengesi korunmuş olmaktadır. Aynı zamanda da atmosferin ısı dengesi de korunmuş olur. Bu fotosentez işlemi atığı olan oksijenin tüm canlılar için yaşam demektir.

Tüm canlılar için enerji ve oksijen kaynağı olan fotosentez işlemini gerçekleştirmekte olan bitkiler, yaşam demek olduğuna göre devamı için çalışılmalıdır. Özellikle hızlı tüketim hastalığı nedeniyle ortan talep sonucu ormanlar hızla küçülmekte ve atmosferdeki kirlenme artık eskisi kadar temizlenmemektedir. Bu durumun müsebbibi olan insanlar sadece kendilerine değil tüm canlılara ve dünyaya zarar vermektedir. Yaşayabilmek bitkilere bağlıdır. Gereken önlem alınmaz ise fotosentez, yapacak bitki kalmayacak ya da yapanlarda artık yaşamak için yetmeyecektir.


]]>
Kaktüs Fotosentez Yapar Mı https://www.fotosentez.gen.tr/kaktus-fotosentez-yapar-mi.html Thu, 29 Nov 2018 00:56:11 +0000 Kaktüs Fotosentez Yapar mı, gövde kısmı etli olan ve yaprakları diken şeklini almış çiçekli bitkiler ailesine mensup kaktüs, ışık enerjisini kullanarak organik bileşiklerin üretilmesini sağlayan fotosentez yapmaktadır. Bu yo Kaktüs Fotosentez Yapar mı, gövde kısmı etli olan ve yaprakları diken şeklini almış çiçekli bitkiler ailesine mensup kaktüs, ışık enerjisini kullanarak organik bileşiklerin üretilmesini sağlayan fotosentez yapmaktadır. Bu yolla besin üreten canlıların tümü ve kaktüs bitkisi de foto sentetik organizmalar görevini üstlenir. Kaktüs bitkisinde fotosentez olayının meydana gelmesi için ışık, klorofil, karbondioksit, su ve canlı organizma gibi maddelerin olması gerekir. Kaktüs bitkisinde bulunan bu organizmalar ışık enerjisinden faydalanarak enerji depolayıp organik bileşik üretmeye olanak tanır. Kaktüs de diğer canlı türler gibi yaşamsal etkinliği için gerekli enerjiyi organik maddelerin içerisinde bulunan kimyasal enerjiden sağlar. Bunun için de kaktüs fotosentez yaparak güneş ışığını kullanıp havanın karbondioksit düzeyini indirgeyerek organik besinlerini sentez eder. Bu işlem sadece güneş ışığıyla gerçekleştirildiğinden ''fotosentez'' olarak adlandırılmaktadır. Bu yolla kaktüs fotosentez yapar mı denildiğinde fotosentez işlevi yapar ve güneşin ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülüp organik madde sentezinin yapılmasıyla işlevlik kazanır. Fotosentez bir özümleme faaliyeti sağlar. Kaktüsün gövde ve dikenleri besin üretim merkezi niteliğindedir. Bu bitkinin gövde ve diken kısımlarını oluşturan hücrelerin içinde kloroplast denilen küçük yapılar mevcuttur. Bu yapıların içeriğindeki yeşil renkli boyar madde yani pigment olan klorofil maddesinin görevi ışığı yakalamaktır. Kaktüs üzerindeki bu maddeler güneş ışınlarını bir panel gibi toplayıp enerjiye dönüştürerek besin üretir. Üretilen besin, kaktüsün gövde kısmındaki dikenli alanlardan bitkinin beslenmesi gereken diğer noktalara kadar gider. Kaktüs besine her ihtiyaç duyduğunda fotosentez yaparak depoladığı enerjiyi kullanır. Kaktüs fotosentez yaparak bulunduğu alandaki havanın karbondioksit düzeyini ve suyu karbonhidratlara dönüştürülür.

Fotosentezin kaktüs için önemi

Fotosentez sayesinde kaktüs doğadaki oksijenden faydalanır. Kaktüs fotosentez aracılığıyla havadaki zararlı gaz olan karbondioksit maddesini oksijene çevirerek ihtiyacını bu yönde sağlar. Böylece karbondioksit maddesini tüketen ve oksijen üreten kaktüs yeryüzündeki bulunduğu alanda oksijen seviyesini dengeleyerek önem arz eder. Bunun yanı sıra güneşin sağladığı enerjiyi kaktüs kendinde depolayarak gerektiğinde hayata tutunabilmesi için kullanım sağlar. Görüldüğü üzere yeryüzündeki kaktüslerin canlılığını koruyup yaşamını devam ettirebilmesi açısından fotosentezin önemi oldukça büyüktür.
]]>
Fotosentez Yapan Bitkiler https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-yapan-bitkiler.html Thu, 29 Nov 2018 23:43:32 +0000 Fotosentez yapan bitkiler, Fotosentez, yeşil bitkilerin ışık enerjisinden yardım alarak karbondioksit ve suyu birleştirerek organik besin yapmasıdır. Fotosenteze halk arasında karbon özümleme denir. Fotosentez bitkilerin yeşil kı Fotosentez yapan bitkiler, Fotosentez, yeşil bitkilerin ışık enerjisinden yardım alarak karbondioksit ve suyu birleştirerek organik besin yapmasıdır. Fotosenteze halk arasında karbon özümleme denir. Fotosentez bitkilerin yeşil kısımlarında olur. Bitkilerin yeşil yapraklarında fotosentez gerçekleşir. Bitkiler arasında mantar fotosentez yapmaz. Bitkilerin fotosentez yapması sonucu glikoz, su ve oksijen meydana gelir.

Fotosentez yapan bitkiler nelerdir

Fotosentezi yeşil yapraklı bitkilerin hepsi yapar. Yeşil yaprakların ışık enerjisini çekmesi ve karbondioksit, su ile karbonhidrat ve oksijene çevirmek için kullanılır. Fotosentezin hızını ölçmek için kullanılan en etkin yollardan biride karbon miktarı yada oksijen miktarını ölçmektir. Bitkilerdeki karbondioksit miktarı ne kadar artarsa fotosentez olayı da o kadar artar. Belli süreler geçtikten sonra değişme olmaz bu fotosentez ilişkisinde.
Dediğimiz gibi yeşil yapraklı bütün bitkiler fotosentez yapar. Bunlardan bazıları;
  • Maydanoz
  • Menekşe
  • Sukulent
  • Duvar sarmaşığı
  • Mısır bitkisi
  • Salon çamı
  • Kauçuk
  • İnci çiçeği
  • Aloe vera
Yeşil yapraklı bitkilerin listesi oldukça uzun olduğu için sadece belli başlı olanlarından bir kaç tane örnek verdik. Bütün yeşil yapraklı bitkiler fotosentez yapabilirler. Bitkilerden sadece mantarlar fotosentez yapamaz.
]]>
Akvaryumda Fotosentez https://www.fotosentez.gen.tr/akvaryumda-fotosentez.html Fri, 30 Nov 2018 01:04:31 +0000 Akvaryumda fotosentez; Fotosentez, bitkilerin ışık enerjisini suyu glikoza ve karbondiokside çevirmekte kullandığı ve yan ürün olarak hayatın bağlı olduğu oksijenin serbest bırakıldığı bir sürece denir. Işık yokluğunda bi Akvaryumda fotosentez; Fotosentez, bitkilerin ışık enerjisini suyu glikoza ve karbondiokside çevirmekte kullandığı ve yan ürün olarak hayatın bağlı olduğu oksijenin serbest bırakıldığı bir sürece denir. Işık yokluğunda bitkilerdeki solunum süreci fotosentezin tam tersi şekilde gerçekleşmektedir. Gıda maddeleri oksijenin varlığında enerjiyi ısı olarak serbest bırakabilmek için parçalanırlar. Böylelikle karbondioksit üretilir ve yan ürünler olarak serbest bırakılırlar. Bu süreçlerin hepsi bitkilerin büyümesinde hayati bir öneme sahiptir. Ayrıca yüksek yoğunlukta ışık ve karbondioksidin sisteme dahil edilmesi fotosentetik aktivitede ve bitki büyümesinde hatta bitkilerin canlılığında önemli bir artış meydana getirir. Aktif fotosentez, sağlıklı akvaryum bitkileri ile sadece hayatta kalanların arasında farkları göstermektedir. 

Glikoz bir karbonhidrat olup, çiçek, yaprak, tohum ve meyve yapılanmasında kullanılan fotosentezde oluşan bir yakıttır. Aşırı miktarlarda bitkilerin kök, yaprak ve gövdelerinde rezerv olarak kullanılabilen nişasta formunda depo edilmektedir. Glikoz aynı zamanda hücre duvarlarının yapımında da yapısal bir madde olarak selüloza çevrilmektedir. Bitkilerde meydana gelen fotosentez, yapraklarda ve yeşil gövdelerdeki kloroplast denilen hücre yapılarında oluşmaktadır. Her bir kloroplast zarlar tarafından thylakoid denen ve disk şeklinde olan bölümlere ayrılmaktadır. Thylakoidin zarlarında yerleşmiş fotosentez için gerekli ışık yakalayıcı bir pigment olan yüzlerce klorofil molekülleri vardır. Ek ışık yakalayıcı pigmentler olan enzimler de zarlarda mevcuttur. Fotosentez bitkilerde gerçekleşmesine rağmen halen tam olarak anlaşılamamış çok karmaşık bir süreçten meydana gelmektedir. 

Akvaryumda fotosentez gerçekleşmesi;

Akvaryumlarda fotosentezin gerçekleşebilmesi için iki şey gereklidir. Bunlardan birisi karbonhidrat, diğeri ise ışıktır. Akvaryumlarda kullanılan pek çok bitki suyun dışında büyüdükleri veya ışığın daha yoğun olduğu ve karbondioksidin atmosferden aldığı su yüzeyinde yüzer şekilde büyüdükleri doğal bir yaşam ortamından gelmektedir. Bu yüzdende arttırılmış karbondioksit ve ışık düzeyleri olmadan bu bitkiler düzgün bir fotosentez oranlarına oluşamaz. Bütün yaşantıları boyunca suyun altında yetişmiş olan bitkiler hem ışık hemde karbondiokside zor sahip olunan şartlarda yaşayabilmek için evrim geçirmişlerdir. Bazı bitkiler ise karbondioksidi köklerindeki atıklardan içine çekebilmektedir. Bu atıklar, benzer süreçlerden geçerek CO2 bırakarak çürüyen bakteri ve organik maddelerden oluşan karbonca zengin yapılardır. Alkali suda bazı bitkiler için bir diğer h-kaynak ise sudaki karbon moleküllerini kullanmaktır.  

Normalde var olan şartlarda bitkilerin akvaryumda fotosentezle suya verdikleri oksijen, kullandıklarından çok daha fazladır. Bu yüzdende bitkiler akvaryumda önemli bir oksijen kaynağı olarak karşımıza çıkar. Akvaryumda fotosentezin gerçekleşme işlemi geceleri en durağan dönemidir. Çünkü balıkların çoğu geceleri uyu ve hareketsiz kalırlar. Bu durumda da daha az oksijen tüketimi yaparlar. Dış dünyada olduğu gibi akvaryumda fotosentezin gerçekleşmesinde ışık, karbondioksit ve su dolaşımı esas alınmaktadır. Normal şartlardaki kadar olmasa da gerektiği miktarda ışık ve karbondioksidin akvaryum içerisinde evrimleşen bitkiler tarafından yapılmasına olanak sağlar. böylelikle akvaryum içerisinde dönüşüm geçiren bitkiler daha az oranlarda ışık ve karbondioksit ile balıklar için gereken oksijen üretilmiş olur. 
]]>
Algler Fotosentez Yapar Mı https://www.fotosentez.gen.tr/algler-fotosentez-yapar-mi.html Fri, 30 Nov 2018 21:59:24 +0000 Algler Fotosentez Yapar Mı, Fotosentez; Ya da Işıl bileşim, klorofil (kloroplastlarda) taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayı. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne foto senteti Algler Fotosentez Yapar Mı, Fotosentez; Ya da Işıl bileşim, klorofil (kloroplastlarda) taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayı. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne foto sentetik canlı varlık (organizma) denir ve bunların büyük bir çoğunluğunu planktonlar ve bitkiler oluşturur.

Algler; Oksijen sağlayan mucizevi tek hücreliler. Algler ince ve katı bir hücre zarına ve karmaşık bir çekirdeğe sahiptirler. Bazı canlılar içlerinde halkalar bulunan pigmentlere sahiptirler. Bu halkanın özelliği etrafındaki elektronların serbestçe hareket edebiliyor olmasıdır. Klorofil, fotosentezin ışık reaksiyonlarını gerçekleştiren özel bir zarla korunmuştur. İşte bu nedenle söz konusu halka kolaylıkla elektron kazanabilir ya da kaybedebilir. Dolayısıyla bu halka etrafındaki ışığı ve enerjiyi hemen yakalayabilir. Yeryüzüne gelen güneş ışığı da bu pigmentin kendisine çekebildiği enerjilerden biridir. Güneşin enerjisini yakalayan ve kendi bünyesine alabilen bu pigmente klorofil deriz. Şayet bir canlı klorofile sahipse, bu canlı fotosentez yapabilir. Tek hücreli bedenlerindeki kimyasallar sayesinde fotosentez gibi karmaşık bir işlemi gerçekleştirirler. Bu canlılar, klorofilden yoksundurlar. Bu işlem, laboratuvar ortamında da yapay olarak gerçekleştirilemez. Klorofilde meydana gelen işlemler ve özel bir renk veren kimyasal maddeye (pigment) sahip olduğu mekanizma son derece karmaşıktır. Bilimadamları tarafından henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Yeryüzünde yeşil bitkilerin dışında, sadece daha önce değindiğimiz foto sentetik bakteri ve aşağıda inceleyeceğimiz algler fotosentez yapabilirler.

Algler Görevi; Bu mikroskopla görülebilecek kadar küçük olan canlılar, fotosentez işlemi ile kendi enerjilerini karşılarken dünyanın da de büyük bir gereksinimine cevap verirler. %30 oranında karbondioksit gazını içlerine alır ve gezegenin neredeyse %70`lik oksijenini karşılarlar. Sadece fotosentez yapabilecekleri bir sistem değil, bedenlerine aldıkları güneş ışığını vücutlarının ışık göremeyen kısımlarına taşımalarını sağlayan özel bölmelere ve mekanizmalara da sahiptirler. Bu mikroskopik canlıların insanlardaki gibi bir beyni yoktur, insanlar gibi düşünemez ve akıl kullanamazlar. Bedenleri ancak mikroskop altında görülebilen tek veya bir araya gelmiş birkaç hücreden meydana gelmektedirler. Fakat bünyelerinde yaratılmış olan mikro bir fabrika ile çevreyle ilgili sistemin oksijen ve besin gibi en önemli gereksinimlerini karşılarlar

Yapısı; Algler genelde sığ sularda yaygın olarak bulunan varlıklardır ve sıcak su kaynaklarından buz ve kar yüzeylerine kadar güneş ışığı gören her su yüzeyinde yaşayabilmektedirler. Alg hücresi, renkli ve renksiz kısım olarak iki bölümden oluşmaktadırlar. Renksiz kısımda DNA ve bazı alglerde çekirdek bulunurken, bu bölümü çevreleyen renkli kısımda RNA ve renk veren çeşitli pigmentler bulunur. 
Özel Alg Grupları; İçerdikleri pigment türü, hücre duvarları ve hareketliliklerine göre birbirlerinden ayrılmaktadırlar Algler, klorofil içeren mavi-yeşil ya da yeşil renkte veya kırmızı ve kahverengi olabilmektedirler. Kırmızı ve kahverengi olanlar yalnızca klorofil içermez, ayrıca yeşil rengi gizleyen karoten gibi pigmentleri de içerirler. Algler katı ve ince bir hücre zarına sahiptirler. Bazıları ise flagella adı verilen tüycüklerle hareket ederler. Hücrenin içinde karmaşık bir çekirdek bulunmaktadır. Klorofil ise fotosentezin ışık reaksiyonlarını gerçekleştiren özel bir zar ile çevrilmiştir. Daha doğrusu özel olan zar ile korunmuş durumdadır.

Algler Fotosentez Yapar Mı dışında alglerin gerçekleştirdiği diğer önemli işlerden bir tanesi de, içinde bulundukları suyun organik maddelerini büyük miktarda artırmalarıdır. Dolayısıyla alglerin bulunduğu sular son derece verimli ve diğer canlıların yaşaması için oldukça elverişli haldedir.
]]>
Biyoloji Fotosentez https://www.fotosentez.gen.tr/biyoloji-fotosentez.html Sat, 01 Dec 2018 21:04:37 +0000 Biyoloji Fotosentez ya da diğer adıyla ışılbileşim, klorofil taşıma işleminde yer alan canlılarda ışık enerjisi sayesinde doğal bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Bu sayede besin üretmedeki canlıların hepsini fotosen Biyoloji Fotosentez ya da diğer adıyla ışılbileşim, klorofil taşıma işleminde yer alan canlılarda ışık enerjisi sayesinde doğal bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Bu sayede besin üretmedeki canlıların hepsini fotosentetik organizmalar denir. Bu organizmaların büyük bir kısmı bitkiler veyahut da planktonlar oluşturur. Fotosentetik organizmalar ışık enerjisi yardımıyla enerji depolar ve organik (yani doğal) bileşikler üretebilirler. Bitkilerde aynı şekilde diğer canlılarda olduğu gibi yaşamsal faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu enerjiyi organik maddelerin içinde yer alan kimyasal enerjiden sağlarlar. Bunu yapabilmek için de güneş ışığını kullanarak havada bulunan karbondioksit oranını en aza indirgeyerek organik besinlerini bir sentezden geçirirler. Bu yapılan işleme karbondioksidin indirgenmesi güneş enerjisi yardımıyla gerçekleştiğinden dolayı fotosentez adı verilir. Bu yapılan işlemle güneşin ışık enerjisi bir şekilde kimyasal enerjiye dönüştürülür ve bunun sonucunda organik madde sentezi yapılmış olur. 

Yeryüzünde bulunan bütün canlılar metabolizma faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu enerjiyi genel olarak üç farklı yoldan sağlayabilmektedir. Fotosentez bir özümleme olayıdır ve bu sebepten ötürü asimilasyon ya da diğer adıyla özümleme gibi genel sıfatlar taşıyan isimlerle de anılır. Yapraklar, bitkilerin besin üretebilmesi için merkez konumundadır. Bitki yapraklarını meydana getiren hücrelerin içinde kloroplast adı verilen çok küçük boyutlarda yapılar mevcuttur. Bu yapıların içinde yer alan yeşil renge sahip boyar madde (yani pigment) olan klorofil maddesinin amacı ışık yakalamaktır. Kloroplastlar güneşten yayılan ışınları bir panel gibi bir araya getirip, kollektör gibi bir enerjiye dönüştürerek besin üretimini sağlarlar. Üretilen besin yapraklar yoluyla bitkinin beslenmeye ihtiyaç duyduğu diğer bölümlerine aktarılır. 

Havada bulunan karbondioksit, güneş enerjisi yardımıyla nişasta gibi diğer enerjili karbonhidratlara dönüşmesi sağlanır. Karbon kullanıldıktan sonra meydana gelen oksijen ise havaya salınır. Bitki bu süreçten sonra besine her ihtiyaç duyduğunda karbonhidratlarda depoladığı enerjiyi kullanmaya başlar. Bu bitkilerle beslenen canlı organizmalar da bitkide yer alan karbonhidratlardan enerji ihtiyaçlarını bir şekilde karşılarlar. 

Fotosentez olayıyla her yıl tahmini olarak 200-500 milyar ton civarında karbondioksit dönüşüme uğratılmaktadır. Bu sebepten dolayı fotosentezin önemi yalnızca kalitatif bir şekilde değil, ayrıca kantitafitir. Fotosentez yardımıyla havada bulunan karbondioksit ve su karbonhidratlara dönüştürülmeye çalışılır. Karbonhidratlar C elementinin yanında ek olarak oksijen ve H elementlerini de içeren doğal besin taşlarıdır. Fotosentez durumunun meydana gelebilmesi için ihtiyaç duyulan maddeler karbondioksit, klorofil, ışık gibi canlı organizmalara ihtiyaç duyar. Fotosentez doğada doğal halde bulunan ışık enerjisinin kimyasal enerjiye dönüştürerek ilk basamakta yer alan organik madde üretimini sağlayan başlıca bir mekanizmadır. Bitkiler besin zincirinin en alt tabakasını oluşturduğu için geride kalan tüm canlıların var olabilmesi ve hayat faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duyulan enerji fotosentez olayı esnasında elde edilir. Fotosentez yoluyla havada bulunan karbondioksit ve oksijen dengesi korunmaktadır. 

Biyoloji Fotosentez
Fotosentez olayına ilişkin bulgular bütün yeşil bitkilerin organik madde üretmeyi sağlayan birer fabrika olduğu bu süreç esnasında güneş enerjisini kendi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan aygıtların kloroplastlar olduklarını göstermiştir. Dünya üzerinde oluşan güneş ışınlarının yaklaşık olarak yarısı fotosentez olayında kullanılmaktadır. Bu konu üzerinde yapılmış olan araştırmaların dünya nüfusunun gıda ihtiyaçlarını gidermesi yönünden bakıldığında önemli olduğu bilinmektedir. Fotosentez olayında bakılması gereken en önemli olgu güneş enerjis]]> Fotosentez Hızını Etkileyen Faktörler https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-hizini-etkileyen-faktorler.html Sun, 02 Dec 2018 06:02:30 +0000 Fotosentezi etkileyen faktörler,  çevresel faktörler ve kalıtsal faktörler olarak iki grupta değerlendirilir.  Çevresel Faktörler:  CO2 miktarı, Sıcaklık, Işık şiddeti, Su miktarı ve mineraller,Kalıtsal F Fotosentezi etkileyen faktörler,  çevresel faktörler ve kalıtsal faktörler olarak iki grupta değerlendirilir.  

Çevresel Faktörler:  CO2 miktarı, Sıcaklık, Işık şiddeti, Su miktarı ve mineraller,

Kalıtsal Faktörler:  Stomaların yapısı ve sayısı, Yaprak genişliği, Kloroplast sayısı, Kutikula kalınlığı, Enzim miktarı

Fotosentezin hızını fotosenteze etki eden faktörlerden en düşük miktarda (minimumda) olanı belirler. Buna minimum yasası denmektedir. Örneğin ortamdaki ışığın şiddeti düşük ise, diğer faktörler ne kadar fazla olursa olsun, fotosentez hızını ışık şiddeti faktörü belirler.

Çevresel  Faktörler:

CO2 Miktarı: CO2 miktarı arttıkça, fotosentez hızı belli bir dereceye  kadar artar. CO2 ölçüsü  artsa da, fotosentez hızı belli bir değerden sonra sabitleşir.

Sıcaklık: Sıcaklık faktörü özellikle karbon tutma reaksiyonlarından dolayı fotosentez hızını etkisi altında bırakır. Optimum sıcaklık derecesine ulaşıldığında, fotosentez hızı maksimum değerde gerçekleşir. Sıcaklık, 400C’nin üzerine çıkarsa fotosentez hızı düşer.

Işık Şiddeti: Işık şiddeti arttıkça, fotosentez hızı da bir süre artar, sonra sabit değerde kalır. Fotosentez, mavi-mor ışıkta en hızlı; yeşil ışıkta en yavaş gerçekleşir. Bu durum, klorofilin ışığı alma oranının,  farklı ışıklarda farklı değerde olmasından kaynaklanır.

Su Miktarı ve Mineraller: Su, fotosentezde oksijen, hidrojen ve  elektron  kaynağı olarak kullanılır. Ayrıca enzimler su oranı ancak belli bir değerde olduğunda çalışabilir. Ortamda miktarı en az olan mineral, bitki büyümesini kısıtlar. (Minimum yasası). Bitkiler, mineral tuzlarını suda çözünmüş olarak topraktan alırlar. Bu durum,  tuzların eksikliği klorofil eksikliğine neden olur.  

Fotosentez Hızını Etkileyen Faktörler

Kalıtsal  Faktörler:

Kloroplast ve Klorofil Sayısı: Bitki hücrelerinde bulunan kloroplast sayısı 20-100 arasında değişiklik gösterir. Fotosentezi gerçekleştiren bu organellerin sayısı fazlalaştıkça, paralel olarak fotosentez hızı artış gösterir. Yaprağı koyu yeşil renkte olan bitkilerde kloroplast daha fazla, açık yeşil renkte olanlarda ise daha azdır.

Yaprak Yüzeyi ve Sayısı:  Yaprağın genişliği fazlalaştıkça, yaprakta bulunan kloroplast sayısı arttığı için fotosentez hızı da artış gösterir.

Stoma Yeri ve Sayısı:  Stomaların epidermis seviyesine göre durumu, bitkinin terlemeyle kaybettiği su miktarını düze sokar. Bitkideki stoma ne kadar fazla olursa, fotosentez de o kadar hızlı gerçekleşir.

Kutikula kalınlığı:  Kutikula kalınlığı çok olan bitkiler, ışıktan daha az yararlandığı için fotosentez daha az gerçekleşir.

Enzim miktarı:  Enzimleri ne kadar fazla ise, fotosentezde o kadar fazla gerçekleşir.

]]>
Fotosentez Nerede Gerçekleşir https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-nerede-gerceklesir.html Mon, 03 Dec 2018 01:00:48 +0000 Fotosentez Nerede Gerçekleşir sorunu cevaplamadan önce fotosentezin genel tanımını yapacağım. Yeşil bitkilerin kimyasal enerji olarak ışığı kullanarak karbondioksit ve su gibi basit yapılı organik bileşik ve inorganik bileşik Fotosentez Nerede Gerçekleşir sorunu cevaplamadan önce fotosentezin genel tanımını yapacağım. Yeşil bitkilerin kimyasal enerji olarak ışığı kullanarak karbondioksit ve su gibi basit yapılı organik bileşik ve inorganik bileşikleri karmaşık yapılı haldeki glikoza ve basit yapılı oksijene çevirmesi olayıdır. Bunun için bitki çevresi selüloz ile çevreli hücresinde kloroplast adı verilen organelde gerçekleştirmektedir.  İşte fotosentez nerede gerçekleşir sorusunun cevabı buradadır. Fotosentez bitkinin yeşil yapraklı kısmında bulunan bitki hücresinin kloroplast organelinde klorofil yapısında meydana gelir. Yani bir genellemede bulunmak gerekir ise hangi ağaçta veya bitkide yeşil yaprak görürseniz bunlar fotosentez yapmak ile görevlidir. Fotosentez yaparak bitki hem kendi ihtiyacını karşılar hemde etraftaki karbondioksiti kullanarak bize bol oksijenli bir hava sunar. Bu yüzden çevremizi olduğunca yeşillendirelim.

Fotosentez Nerede Gerçekleşir
Fotosentez Nerede Gerçekleşir sorusunu tanımladığımız göre size kısaca klarofilin yapısından bahsetmek istiyorum. Bunun için kloroplast orgenelinin genel yapısından bahsedeceğim.            

Kloroplastın Özellikleri:
  • Yaprakta bulunan bu yapı yuvarlak, yumurta şeklinde bir yapısı vardır.
  • Çift zarlı bir organeldir.
  • Kendine ait çekirdekçiği ve ribozomu vardır.
  • İçinde küçük yapılı klorofil tanecikleri bulundurmaktadır.
]]>
Fotosentezi Etkileyen Faktörler https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentezi-etkileyen-faktorler.html Mon, 03 Dec 2018 21:42:58 +0000 Fotosentezi Etkileyen Faktörler, Genetik ve çevresel olmak üzere fotosentezi etkileyen iki faktör bulunmaktadır. Fotosentez gerçekleşen bitkilerin her bir parçası bu iş için özel bir yapıya sahiptir. Fotosentezi gerçekleştirmek Fotosentezi Etkileyen Faktörler, Genetik ve çevresel olmak üzere fotosentezi etkileyen iki faktör bulunmaktadır. Fotosentez gerçekleşen bitkilerin her bir parçası bu iş için özel bir yapıya sahiptir. Fotosentezi gerçekleştirmek için gerekli olan bütün unsurlar sadece bitkinin yapısı ve görevleri ile ilgili değildir. Fotosentez için gerekli olan bitkinin dışında fotosentezin gerçekleşmesi için gerekli olan bir diğer unsur ise ışıktır. Bitkilerde bulunan pigment ve anten sistemi dünyaya gönderilen ışığın dalga boyu ile muhteşem bir uyum içerisindedir. Fotosentezi etkileyen ışığın dalga boyu yanı sıra başka dengelerde mevcuttur.

1)Genetik Faktörler: Yaprak genişliği, kloroplast sayısı, stomaların yapısı ve sayısı, enzim miktarı, kutikula kalınlığı ve su miktarı.

2)Çevresel Faktörler: Mineral tuzları, ışık şiddeti, karbondioksit miktarı, sıcaklık.

Genetik Faktörler
  • Kutikula Kalınlığı: Kutikula kalınlığı fazla olan bitkiler ışıktan daha az yararlandıkları için fotosentez yapmaları daha az olacaktır.
  • Yaprak Genişliği: Yeşil bitkilerin yaprak yüzeyi ne kadar geniş olursa ışıktan yararlanmaları da o kadar fazla olacaktır. Yaprak sayısı artacağı içinde fotosentez yapma hızıda artacaktır.
  • Kloroplast Sayısı: Kloroplast sayısı bitki hücrelerinde 100-20 arasında değişmektedir. Fotosentezi gerçekleştirmeyi sağlayan bu organ ellerin miktarı arttıkça, fotosentez yapma hızı da artacaktır. Yaprak kısmı koyu yeşil olan bitkilerde kloroplast sayısı çok açık yeşil olanlarda azdır. 
  • Stomaların Yapısı Ve Sayısı: Bitkilerdeki stoma sayısı ne kadar fazla ise fotosentez o kadar hızlı gerçekleşecektir.
  • Enzim Miktarı: Enzim miktarı fotosentezde ne kadar fazla ise, fotosentezde o kadar hızlı gerçekleşir.
  • Su Miktarı: Fotosentezlerin hammaddesi olan su miktarı bitkide yüzde on sekizin altına düşer ise fotosentez yapma durur.
Fotosentezi Etkileyen Faktörler
Çevresel Faktörler
  • Mineral Tuzları: Mineral tuzlarını bitkiler suda çözünmüş olarak topraktan almaktadırlar. Tuz miktarının eksikliği klorofil eksikliğine neden olacaktır. Klorofilin eksik olması da fotosentez hızını düşürecektir.
  • Işık Şiddeti: Fotosentezde ışığın etkisi ve karbondioksitin etkisi birlikte incelendiğinde birbirinden daha farklı bir durum ortaya çıkar. Işık şiddeti arttıkça, fotosentez hızı da bir süre artar, daha sonra sabit kalır. Karbondioksitin düşük yoğunluğunda, fotosentezin hızını sadece karbondioksit belirler iken karbondioksitin yoğun olduğu zamanlarda ise fotosentezin hızı, ışık şiddetine göre değişmektedir. Mavi-mor ışıkta en hızlı; yeşil ışıkta ise fotosentez en yavaş şekilde gerçekleşir. Gerçekleşen bu olay ise klorofilin ışığı alma oranının farklı ışıklarda daha farklı olmasından kaynaklanır.
  • Sıcaklık: Fotosentezde görev yapan enzimleri etkilediğinden dolayı sıcaklık fotosentez için son derece önemli bir faktördür. Sıcaklık derecesi, 40 derecenin üzerine çıkar ise fotosentez hızı düşecektir.
  • Karbondioksit Miktarı: Karbondioksit miktarı fotosentezde artınca fotosentez hızı belli bir seviyeye kadar artar, sonra sabit kalır.
]]>
Fotosentez Kemosentez https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-kemosentez.html Tue, 04 Dec 2018 07:39:10 +0000 Fotosentez Kemosentez, tanımı itibariyle bazı organik madde elde etmek için canlıların yapmış olduğu sentez sonucunda meydana gelen reaksiyonlar olarak bilinmelerinin yanı sıra aralarındaki en temel fark ise birinin ışık e Fotosentez Kemosentez, tanımı itibariyle bazı organik madde elde etmek için canlıların yapmış olduğu sentez sonucunda meydana gelen reaksiyonlar olarak bilinmelerinin yanı sıra aralarındaki en temel fark ise birinin ışık enerjisi yardımıyla diğerinin ise ışık enerjisine ihtiyaç duymadan organik bir madde üretiminin sağlanmasıdır. Fotosentezin gerçekleşebilmesi için ışık enerjisine ihtiyaç duyulurken kemosentezde böyle bir durum söz konusu değildir.

Organik olarak doğada bulunan maddelerin sentezinin gerçekleşebilmesi için güneş ışığından faydalanmak yerine kimyevi olan bazı reaksiyonlardan oluşan bir enerji kullanılacak ise bu durumda oluşan reaksiyona kemosentez denilmektedir. Kemosentez için gerekli olan enerjiyi; Hidrojen, kükürt, demir ya da azot gibi inorganik olan bileşiklerin yardımıyla ya da metanın oksitlenmesi sonucu meydana gelmektedir.

Fotosentezde, klorofil bulunduran canlılar, hammadde bakımından su elementi ile karbondioksit ya da su yerine H2O ya da yalnızca su kullanarak da karbonhidratların sentezlenme işleminde rahatlıkla kullanılmaktadır. Fotosentez, enerjinin ortaya çıkarılmasına ihtiyaç sağlayan bir tepkimedir. Fotosentez için gerekli olan enerji klorofil sayesinde absorbe edilmiş olan güneş ışınlarından elde edilir. Ancak bazı bakterileri türleri için ise, ışık enerjisine ihtiyaç duymadan kimyevi enerji sayesinde organik maddeleri kolaylıkla sentezi sağlar. İşte tam da burada kemosentezden bahsedebiliriz.Misal olarak demir, hidrojen ve kükürt gibi elementleri bakterileri içermediği için klorofile sahip olmamasına rağmen bahsetmiş olduğumuz kemosentez sayesinde kemoototrof geçirmeleri sağlanabilir. Açıkladığımız biçimde kendi kendine besinlerini üreten bakteri türlerine genel olarak “kemosentetik bakteriler” denir. Kemosentetik türden olan bu bakteriler inorganik haldeki maddeleri oksitlemek suretiyle elde edilmiş olan kimyevi enerjiyi de kullanarak karbondioksit ile sudan kendilerine karşılık olarak karbonhidratlar adlı besini yarattıkları görülmektedir.

Bitkiler havada bulunan karbondioksidi birleştirerek organik haldeki bileşikleri meydana getirmektedir. Ancak bitkilerin, havada yer alan azot gazını doğrudan bir şekilde kullanmaları söz konusu değildir. Gelişim göstermeleri adına oldukça önemli bir konuma sahip olan azot elementini bitkiler azotlu bileşikler doğrultusunda yerden yani topraktan alırlar. Toprakta yer alan azot elementinin de kullanılabilir bir hale ulaşabilmesiyle birlikte doğada bilinen azot devimini sağlanmış olur.

Azot, toprakta organik halde yer alan azot elementleri amonyum tuzları ile nitratlar şeklinde yer alırlar. Azotlu bu bileşikler, bakterilerin yardımıyla ile oksit edilmiş olur.Bu sayede de adına nitrifikasyon denilen süreç işlemiş olur. Nitrifikasyon gerçekleştiren bakteriler yoluyla da kemosentez yapılması daha kolaydır.

Aristo, bitkilerin yeşillenmesi işleminin gerçekleşebilmesi için güneşin ışınlarından faydalanmamız gerektiğini belirtmiştir.

Fotosentez veya diğer adıyla ışılbileşim, klorofil barındıran canlılarda ışık enerjisi sayesinde organik bileşiklerin ortaya çıkmasında yardımcı olan durumu belirtir. Bu olayı gerçekleştirmiş olan canlıların hepsine genel olarak fotosentetik organizmalar adı verilir ve bu organizmaların ekseriyeti bitkiler ile planktonlardan meydana gelmiştir.

Fotosentez Kemosentez

Fotosentetik olan bu organizmalar, ışık enerjisinden faydalanarak enerjinin büyük bir kısmını depolarlar. Bu sayede organik bileşikler meydana getirirler. Bitkilerin de diğer canlı türleri gibi yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirebilmeleri için alması gereken enerjiyi organik maddelerin sağlamış olduğu kimyasal değerli enerjilerden elde ederler. Bu gerçekleştirebilmeleri için de güneş ışığını alarak havanın karbondioksitini en az seviyeye indirerek organik ürünlerini sentezleme işlemine geçerler.

]]>
Solunum Ve Fotosentez https://www.fotosentez.gen.tr/solunum-ve-fotosentez.html Tue, 04 Dec 2018 08:44:29 +0000 Solunum ve fotosentez olayları temelde canlıların yaşamlarını sürdürebilmek amacıyla gerçekleştirdikleri iki olaydır. Fotosentez olayı bitkilerin güneş ışığı gördükleri zaman tüketecekleri besinleri kendileri t

Solunum ve fotosentez olayları temelde canlıların yaşamlarını sürdürebilmek amacıyla gerçekleştirdikleri iki olaydır. Fotosentez olayı bitkilerin güneş ışığı gördükleri zaman tüketecekleri besinleri kendileri tarafından üretilmesini sağlamaktadır. Solunum ise bitkiler dışında kalan diğer tüm canlılar tarafından gerçekleştirilen ve tüketilen besinlerin oksijen kullanılarak yanması sonucunda enerji elde edilmesi olayıdır. Her iki olay da yaşamın sürdürülmesinin temelini oluşturmaktadır. 

Fotosentez olayını önem derecesi oldukça yüksektir çünkü tepkime sonucunda hem bitkiler için besin oluşumu olmakta hem de solunumun gerçekleşebilmesi için gerekli olan karbondioksit oluşmaktadır. Başka bir deyişle bitkiler dışında kalan tüm canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için solunum yapmak zorundadırlar, solunumun gerçekleşebilmesi için de fotosentezin yapılması mutlak olarak gerekmektedir. Fotosentez ve solunum olayları için birbirlerinin tersi iki olay tanımlaması yapılabilir. Canlıların canlılıklarını devam ettirebilmeleri için temel iki gereksinimden söz edilebilir, bunlar enerji ve besin olarak sınıflandırılmaktadır. Canlı hücrelerin aldıkları besinleri oksijen kullanarak veya oksijen kullanmadan yapıtaşlarına parçalamaları ve sonuç olarak enerji elde etmelerini sağlayan bu iki olay oksijenli solunum ve oksijensiz solunum olayları olarak sınıflandırılmaktadır. Fotosentez olayı bu iki kimyasal olaydan farklı olarak sadece güneş ışığı varlığında gerçekleşmektedir. Fotosentezin yapılabilmesi için bitkilerin ışık dışında topraktan su ve gerekli mineraller, havadan solunum sonucunda ortaya çıkan karbondioksiti almaları gerekmektedir. Makalenin sonunda verilen solunum ve fotosentez olaylarına ait farklar konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Eğer kısaca özetlemek gerekirse solunuma canlının oksijen alarak dış ortama karbondioksit vermesi, fotosentez olayına da dış ortamdan karbondioksit alınması ve oksijenin dışarı verilmesi diyebiliriz. Vücudumuzda adalelerin ve kalbin çalışmasını ve bedendeki kimyevi tepkimelerin gerçekleşmesi imkanını sunan bu enerji, hayvansal ve bitkisel besinlerden alınır. Tüm besinlerdeki enerjinin önceki kaynağı ise güneştir. Geceleri dünyada bulunduğumuz yer güneş ışıklarını alamaz. Sabah vakti bu ışıkların alınmaya başladığı süredir, güneş ışıkları düşünce  fotosentezde bu ışık enerjisini kimyevi enerjiye dönüştürür. Bitkinin dokularını yenilemesi ve büyümesi bu enerjiye bağlıdır. Nebat bu enerjiden faydalanarak gelişmesini sürdürürken, bir kısmını de kimyevi enerji biçiminde hücrelerinde depolar. Bir birey ya da hayvan bu bitkiyi yediğinde, bitkinin içerisinde depolanan enerjiyi de almış olabilir. Böylelikle vücudunda bulunan kimyevi tepkimeleri sürdürür ve bu enerjiyi dokularında saklar.     

Solunum Ve Fotosentez

Fotosentez İle Solunum Arasındaki Farklar     

Fotosentez:  

  • Fotosentez için ışığın varlığı gereklidir ve bu olay ancak gündüz gerçekleşir.  
  • Giren madde su ve karbondioksittir.  
  • Tek klorofil taşıyan hücrelerde gerçekleşir.  
  • Işık enerjisi kimyevi enerji şeklinde depolanır.  
  • Çıkan maddeler (üretilen) organik madde ve oksijendir.  
  • Canlıda madde artışı olabilir. (Reaksiyon sonucu besin oluşabilmesinden dolayı)   

Solunum:  

  • Gece ve gündüz devamlı meydana gelir. 
  • Giren madde, oksijen ve besindir.  
  • Tüm dinamik hücrelerde gerçekleşir.  
  • Depolanan enerji özgür duruma geçer.  
  • Çıkan maddeler (üretilen) karbondioksit ve sudur.  
  • Canlının yapısında madde kullanımı meydana gelir. 
]]>
Fotosentez Konu Anlatımı https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-konu-anlatimi.html Wed, 05 Dec 2018 01:45:30 +0000 Fotosentez Konu Anlatımı, Fotosentez; Bir diğer adı olan ışıl-bileşim, klorofil taşıyan canlılarda ışık enerjisini kullanarak organik bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Organik bileşikleri üreten canlıların tümüne Fotosentez Konu Anlatımı, Fotosentez; Bir diğer adı olan ışıl-bileşim, klorofil taşıyan canlılarda ışık enerjisini kullanarak organik bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Organik bileşikleri üreten canlıların tümüne foto-sentetik organizmalar olarak adlandırılırlar, bunların büyük çoğunluğu sularda bulunan ancak mikroskopla görünen canlılar (planktonlar) ve bitkilerdir. Foto-sentetik organizmalar, ışık enerjisinden yararlanarak enerjiyi depolar ve organik bileşikler üretebilirler. Bitkilerde diğer canlılar gibi yaşamsal faaliyetleri için gerekli enerjiyi organik maddelerin kimyasal enerjisinden karşılarlar. Bunun içinde güneş ışığını kullanarak havanın karbondioksitini (CO2) indirgeyerek ve organik besinleri bir araya getirerek yapay bileşik cisimler oluştururlar yani sentez ederler. Bu işlem CO2'in indirgenmesi ve ancak güneş enerjisiyle gerçekleştirdiğinden fotosentez olarak anılır. Bu yolla güneşin ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür ve organik madde sentezi yapılmış olur.

Fotosentez Reaksiyonları; Bu reaksiyonlar iki kademeden oluşur. Işığa bağımlı tepki ya da reaksiyonlar adını alan ilk evrede güneş enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür. Birinci kademe ışık kullanılarak, ikinci kademe için gerekli olan canlıların doğrudan kullandığı hücresel biyolojik enerji ATP ve NADPH2 ler üretir

Işıklı Devre Reaksiyonlar; Bu devre kloroplastın zar katmanları içinde yani hububat türü bitkilerde (grana) gerçekleşir. Işık kesinlikle gereklidir ve iki şekilde meydana gelir.

Devirli Fotofosforilasyonda; Bu reaksiyonlarda gerçekleşen olaylar şu şekilde anlatılabilir. Sadece 2 ATP sentezlenir. Herhangi bir madde eksilmesi görülmez. Elektronlar aynı klorofile geri döner. 
FS I'in ışığı soğurmasıyla klorofilden ayrılan negatif yüklü çekirdek parçacığı ilk alıcı tarafından tutulur ve ETS'ye gönderilir.
Negatif yüklü çekirdek parçacığın ETS'de taşınması esnasında açığa çıkan enerji ile ATP sentezler.
Bu negatif yüklü çekirdek parçacığı tekrar FS I'deki klorofil molekülüne geri döner.

Devirsiz Fotofosforilasyonda; Bu reaksiyonlarda gerçekleşen olaylar şu şekilde anlatılabilir. Bu reaksiyonda hem klorofil-a hem klorofil-b görev yapar. H2O parçalanır. Devirsiz fotofosforilasyonda bir defa negatif yüklü çekirdek parçacıkların aktarılması sonucunda 1 ATP, 2NADPH2 ve 1O2 molekülü oluşur. 
Fotosentez II'nin (FS ) ışığı soğurmasıyla klorofilden ayrılan negatif yüklü çekirdek parçacığı ilk alıcı tarafından tutulur ve ETS'ye aktarılır.
Fotosentez II'den ayrılan negatif yüklü çekirdek parçacıkların yerine suyun parçalanmasıyla oluşan  negatif yüklü çekirdek parçacıkları alır. Bu arada açığa çıkan oksijen havaya salınır.
Fotosentez Konu Anlatımı
ETS'ye geçen  negatif yüklü çekirdek parçacıkların taşınması sırasında ortaya çıkan enerji ile ATP sentezlenir. Bu negatif yüklü çekirdek parçacıkların FS I'in  negatif yüklü çekirdek parçacıkların açığını kapatır. Çünkü FS I'deki klorofil molekülü daha önce uyarılmış ve  negatif yüklü çekirdek parçacıklarını kaybetmiştir.
FS I'den ayrılan  negatif yüklü çekirdek parçacıkların ferrodoksiyon NADP'ye taşınır ve NADP protonlarla birleşerek NADPH'ı oluşturur.

Işıktan Bağımsız Reaksiyonlar; Işığın kullanılmadığı, enzim-atik reaksiyonlar evresidir. Bundan dolayı karanlık devre denilmektedir. Ama olayları yine ışıklı ortamda olmaktadır. Çünkü ışıklı devreye bağlıdır. Kloroplastın sıvı bölümünde gerçekleşen bir karbon çevrimidir. Işıklı devreden getirilen hidrojenle CO2 indirgenir ve organik bileşikler sentezlenir. Lüzumlu etkilenim enerjisi ise yine ışıklı devreden gelen ATP'lerle sağlanmaktadır. Karanlık devre reaksiyonlarında mutlaka CO2 gerekli olup, bu safhada sıcaklık değişmelerine hassastır. Çünkü enzimler katalizör olarak i]]> Fotosentez Yapan Bakteriler https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-yapan-bakteriler.html Wed, 05 Dec 2018 21:18:22 +0000 Fotosentez Yapan Bakteriler, Bakterileri genel olarak çevremizde, vücudumuzda ya da bozulmuş yiyeceklerde hızlı üreyebilen mikroplar olarak biliriz. Onların, tüm canlılığın ihtiyacını sağlayan, oldukça önemli özelliklere sah Fotosentez Yapan Bakteriler, Bakterileri genel olarak çevremizde, vücudumuzda ya da bozulmuş yiyeceklerde hızlı üreyebilen mikroplar olarak biliriz. Onların, tüm canlılığın ihtiyacını sağlayan, oldukça önemli özelliklere sahip olduklarının, içlerinde bulunan birkaç organel ile yeryüzünün dengesini sağlamak için, yeterince önemli işlemler yaptıklarının farkına varmamaktayız. Soluduğumuz oksijenden yenilen yemeğe, etraftaki manzaradan, kullandığımız antibiyotiklere kadar, sayısız hayati olayların içinde, bakteriler önemli bir role sahiptirler.

Esasen her bir bakteri, doğayı laboratuvar biçiminde kullanan, uzman bir kimyacı görevindedir. Kimya konusu pek çoğumuza yabancıdır. Kimyayı, anlaşılmayan terimler, karma karışık formüller olarak görürüz. Gerçekten de, bu konu için bir eğitim almadıktan sonra, kimyasal formülleri ve reaksiyonları anlamak neredeyse mümkün değildir. Kimya konusuna ilgi göstermesek bile, bunun hayatımızla çok yakından alakalı olduğunu biliriz. Bu konularla uğraşan kimyagerlere de, büyük bir saygı ve güven besleriz. Bakteriler de bu saygıyı ve hayranlığı fazlasıyla hak edecek faktörlere sahiptirler. Biz gözümüzle görmesek ve farkında olmasak bile, hiç durmaksızın çalışan ve yaşamımıza destek olan bir kimya laboratuvarı, neredeyse bütün doğayı kaplamıştır. Bu laboratuvarın en önemli işlevi, canlılar için yeterli miktarda oksijen ve besin üretmek, daha sonra da atıkları ve canlılara zarar verecek maddeleri temizlemek ve ya bunları kullanılabilecek yeni ve yararlı ürünlere dönüştürmektir. Bu zor ve karmaşık görev esnasında, bir bölümü henüz çözülememiş, bir kısmı keşfedilmemiş, bir kısmı da taklit edilip modern laboratuvarlara taşınmış, karmaşık bir çok kimyasal reaksiyon tekrarlanır. Fotosentez ile bakteriler, atmosferde bulunan karbondioksiti bünyelerine aldıktan sonra, dışarıya oksijen vererek, canlılığın en önemli ihtiyacına yanıt vermektedirler. Ayrıca atmosferdeki karbondioksitten karbon moleküllerini sentezleme işlemi yapabilmek için, güneşten gelen ışık enerjisini kullanma yateneğine de sahiptirler. Karbonun bu biçimde sentezlenebilmesi, yeryüzündeki gibi karbon bazlı bir hayat için, en önemli esas temeli teşkil etmektedir. Bilindiği üzere, yaşamın temeli karbona dayalı şekildedir. Karbon olmadan, yeryüzünde canlılığın varlığından söz etmek kesinlikle imkansızdır. Bütün ana organik moleküller, karbon atomunun diğer bazı atomlarla çeşitli birleşmesi ile oluşur. Doğada karbonun yerini tutabilecek başka bir element bulunmamaktadır. Bundan ötürü Allah, bütün yaşamı fotosentez yapan organizmalara bağımlı şekilde kılmıştır. Gerçekleştirilen bu işlemde en büyük pay ise, Allah'ın dilemesi ile bakterilere ait olmaktadır.

Fotosentez Yapan Bakteriler

Fotosentez olayı, canlının, güneş enerjisini direkt olarak kullanabilmesi ve diğer canlıların da yararlanabilmesi için bu enerjiyi karmaşık olan, organik moleküller haline dönüştürebilmesidir. Böyle bir dönüşüm lazımdır, çünkü insanlar ve hayvanlar güneşin bu enerjisini doğrudan kullanabilecek şekilde, mekanizmaya sahip değildirler. Bu enerjiyi, ancak yeşil bitki ve mikroorganizmaların gerçekleştirmekte olduğu, fotosentez işlemi neticesinde sentezlenmiş biçimde elde edebilirler.

Atmosferdeki oksijenin yarısından çoğunu ,fotosentez yapan siyanobakteri ismi verilen bakteri türleri üretmektedir. Bu bakterilerin kullanmakta oldukları mekanizma, bitki kloroplastında kullanılan mekanizmaya çok benzerlik gösterir. Siyanobakterinin büyük bölümü sadece klorofil içerir. Bu canlıların güneş ışığı ile meydana getirdikleri enerji, basit şekerler biçiminde depolanır. Fotosentez yoluyla oluşan şeker ve oksijen miktarının, her sene 150-200 milyar ton arasında değiştiği düşünülmektedir. Oluşan bu şeker, yeryüzündeki canlı organizmaların hayatlarını sürdürebilmeleri ve büyüyebilmeleri için gerekli olan reaksiyonlar ile aynı zamanda da, solunum için lazımdır.

Fotosentez çok fazla karmaşık bir olaydır ve bir hücrenin içerisinde bul]]> Fotosentez https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez.html Thu, 06 Dec 2018 15:33:48 +0000 Fotosentez, yeşil yapraklı bitkilerin ışık enerjisinden yararlanarak organik besin yapmasını sağlayan kimyasal olaydır. İçinde klorofil olan tüm yeşil yapraklı bitkiler fotosentez yapar. Bitkilerin yapraklarında gerçekleş Fotosentez, yeşil yapraklı bitkilerin ışık enerjisinden yararlanarak organik besin yapmasını sağlayan kimyasal olaydır. İçinde klorofil olan tüm yeşil yapraklı bitkiler fotosentez yapar. Bitkilerin yapraklarında gerçekleşen fotosentez sonucu glikoz, su ve oksijen ortaya çıkar. 


Bitkiler, hayvanların tersine besin aramaya gerek duymaz ve besinlerini kendilerini üretirler. Fotosentez bitkilerin besin yapımı işlemindeki en önemli bölümüdür. Bitkisel organizmalar içinde besin üretebilenler kemosentez yapanlardır. Ancak oluşturdukları besin miktarı çok azdır. Dünya besin zinciri incelendiğinde en altta bitkilerin olduğu görülür. Zincirin diğer halkalarında ise ot yiyiciler, onun üstünde et yiyiciler, en üstteyse bizlerin hem ot hem de et yiyiciler yer alır. Tüm bu olayların sonucu doğadaki bitkilerin ve onların yaptıkları fotosentezin ne kadar önemli olduğu ispatlanmış olur.

Işık ve karbondioksit oranları aynı anda artarsa fotosentez olayı fazla olur. Işık oranlarının artmasının yanında değişik dalga boylarındaki ışıkların da fotosenteze etkisi değişiktir. Çünkü klorofil tüm renkleri aynı oranda içine çekmez. Örneğin, klorofil çok büyük oranda yeşil ışık yansıttığından en az yeşil ışığı emer. Gerçekte klorofil taşıyan bitki dokularının yeşil görülebilmesinin nedeni de budur. Klorofil, en fazla kırmızı ve mor renk şıkları emdiği için en fazla enerjiyi bu dalga boylarından alır. Bunun sonucu olarak da fotosentez en fazla kırmızı ve mor ışıklarda gerçekleşir. Fotosentezin hızını etkileyen bir başka etmende, ortamın ısısıdır. Bu ısı artıkça fotosentezi hızlanır. Fotosentez ısı olarak da en fazla 40 derece civarında gerçekleşir. 50 dereceden yüksek ısılarda ise fotosentez giderek düşmeye başlar. Yüksek ısı enzimlerin etkenliğini bozup onların işlevlerini yapmasını engellediği için fotosentez olayı bir noktadan sonra sıfır noktasını bulur. Aynı zaman da geniş yapılı yapraklarda ve gözenekleri bol olan bitkilerde fotosentez olayı artar.

Fotosentez

Fotosentez sayesinde havanın oksijen ve su dengesi korunmaktadır. Buna bağlı olarak fotosentezde iki önemli olay yaşanır. Bunlardan birincisi aydınlık evrede gerçekleşen ışık enerjisinin kimyasal enerjiye dönüşmesidir. İkinci olay ise karanlık evrede gerçekleşen oksijenin organik bileşiklere dönüşmesidir. Fotosentez iki evrede incelenir.


Işık Evresi: Fotosentez ışık varlığında gerçekleşir. Klorofil molekülleri yeşil renkte taneciklerdir. Güneşten gelen ışığı emer ve hareketlenir. Elektron kaybederek elektron alıcı konumuna geçerler. Klorofil, emdiği enerjiyi diğer moleküllere iletmeye başlar böylece katalizör oluşur. Oluşan bu kimyasal enerji su ile parçalanır ve oksijen ortaya çıkar. Suyun parçalaması ile ortaya çıkan hidrojen iyonları, hidrojen taşıyıcı NADP tarafından tutulur. Hidrojenin tutulmasıyla ortaya NADPH2 molekülü çıkar. Klorofilden ayrılan elektronlar ortaya çıkan enerji ile NADPH2 moleküllerinde depolanır.

Karanlık Evre: Bu evrede ışığın direkt olarak kullanılmasına ihtiyaç olmadığı için karanlık evre adını almıştır. Fotosentez protein yapısında var olan stromalarda sonuçlanır. Oksijenin hidrojen ile birleşmesi organik besinleri oluşturur. Bir çok sentezleme olayı sonrası glikoz ortaya çıkar. Aydınlık evrede sentezlenen NADPH2'ler ve oksijenlerin bir kısmı karanlık evrede tüketilir. Bu evrede aynı zamanda ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür.

]]> Fotosentez Pigmentleri https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-pigmentleri.html Thu, 06 Dec 2018 15:53:59 +0000 Fotosentez Pigmentleri, fotosentezin en önemli işlevi içine hapsettiği ışık enerjisinin kimyasal bağ enerjisine dönüştürebilme yeteneğidir. Bu yetenek bitkilerin kloroplastlarında veya kromatoforlarında bulunan pigmentler sa Fotosentez Pigmentleri, fotosentezin en önemli işlevi içine hapsettiği ışık enerjisinin kimyasal bağ enerjisine dönüştürebilme yeteneğidir. Bu yetenek bitkilerin kloroplastlarında veya kromatoforlarında bulunan pigmentler sayesinde gerçekleşir. Pigmentler gözle görünür olan ışığı emen maddelerdir. Bunların başlıcaları şöyledir:

Klorofiller: Bitkilerde  kloroplast adı verilen organellerin içinde bulunur. Yeşil sebzelerin, meyvelerin ve yaprakların karakteristik özelliğini oluşturmaktadır. Klorofil, fotosentez sonucu bütün yeşil bitkilerde oluşan pigmentlerdir. Klorofil sadece ışığı haspsetmekle kalmaz, elde edilen enerjiyi bir molekülden diğerine transfer eder.Yapraklar yaşlandıkça klorofil parçalanır ve yeşil rengi kaybolur. Birçok meyve ham haldeyken yüksek miktarda klorofil içerdiğinden renkleri yeşildir. Fakat meyvede olgunlaşma ilerledikçe klorofil yavaş yavaş kaybolur. Sekiz farklı klorofil tipi vardır. Bunlar klorofil a, b, c, d, e, bakterioklorofil a, bakterioklorofil b ve klorobium klorofildir. Gruplandırma olarak klorofil a ve klorofil b olarak iki gruba ayrılır. Bunların molekül yapıları birbirine çok benzer. Klorofil a ve b molekülleri arasındaki tek fark, moleküller çözünürlük ve ışığı içine hapsetmek yönünden birbirlerinden ayrılırlar. Klorofil a, bakteriler hariç bütün yeşil bitkilerde, klorofil b, yüksek bitkilerde ve yeşil yosunlarda bulunur. 

Karotenoidler: Yalnızca bitkilerden sentezlenen bileşiklerdir. Hücre içinde kloroplastlardan meydana gelen kromoplastlarda bulunurlar ve spor içeren vaskuler bitkiler, su yosunları ve fotosentetik bakteriler tarafından sentezlenirler. Genel olarak yağda çözünen, bitkisel ve hayvansal ürünlere sarıdan kırmızıya kadar renk veren bileşiklerdir. Sonbaharda bitkiler kışa hazırlanmak için, yapraklarına yeşil rengi veren klorofil üretimini durdurur. Yapraklar ölmeden ve toprağa düşmeden önce karotenoidler devreye girerek yapraklardaki turuncu, sarı ve kırmızı rengi ortaya çıkarır. Karotenoidlerin renkleri moleküllerindeki konjuge çift bağlardan kaynaklanır. Konjüge çift bağların sayısı arttıkça renk de koyulaşır. Bitkiler, saplarını ve yapraklarını güneş enerjisinden korumak için karotenoid üretir. 

Fotosentez PigmentleriFikobilinler: Hücrede var olan suda çözünebilir protein gruplarıdır. Sadece su yosunların da bulunurlar. Fotosentez esnasında kullanılan ışık enerjisinin hapsedilmesin de aktif rol oynarlar. Hapsettikleri ışık enerjisini klorofil pigmentine transfer ederler. Kırmızı su yosunların da  bulunan kırmızı renkli fikobilinlere fikoeritrin, mavi yeşil su yosunların da bulunan mavi yeşil renkli fikobilinlere ise fikosiyanin adı verilir. 
]]>
Fotosentez Formülü https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-formulu.html Fri, 07 Dec 2018 10:29:37 +0000 Fotosentez Formülü, Organik olarak beslenen bitkiler, kendi besinlerini kendileri üretirler. Bitkilerin kendi besinlerini üretmeleri için yaptıklarına ise fotosentez denir. Yeryüzündeki yaşamın itici gücü olan güneş enerjisinin, Fotosentez Formülü, Organik olarak beslenen bitkiler, kendi besinlerini kendileri üretirler. Bitkilerin kendi besinlerini üretmeleri için yaptıklarına ise fotosentez denir. Yeryüzündeki yaşamın itici gücü olan güneş enerjisinin, bazı canlılar ve yeşil bitkilerce alınıp kullanılması, fotosentez yeteneği, bazı bakteriler, mavi-yeşil su yosunları ve özellikle yeşil bitkilere özgüdür. Bitki bu enerjiden yararlanmak büyümesini sürdürürken topladığı enerjinin bir bölümünü de kimyasal enerji biçiminde gözelerinde saklar.
Bitkiler güneşten aldıkları ışığı, topraktan aldıkları suyla ve havadan aldıkları karbondioksitle birleştirerek, oksijen ve besin üretirler. Bitki bu enerjiyle gelişmesini sürdürür bu döngüde yeni yapraklarda verir, çiçek açar, meyve ve tohum üretir. Fotosentezi gerçekleştiren özel kimyasal madde, bitkilere, özellikle yapraklara yeşil rengini veren klorofildir.

Fotosentez Formülü; Gün ışığı + karbondioksit + su = kimyasal enerji + oksijendir. Kimyasal denklem olarak alındığında ise ışık + 6CO 2 + 6H20 = C6H12O6 + 6O2 (glikoz). Bitkiler fotosentez sırasında su ve karbondioksit gibi inorganik molekülleri birleştirerek şeker ve nişasta gibi enerji bakımından zengin organik bileşikler oluştururlar.

Organik Evrim Formülleri (Fotosentez ); Organik evrim teorisyenlerinin yaptıkları araştırmalara göre, primitif atmosferde yer alan CO2, H2O, H2, NH3, CH4 vb. gibi moleküller yıldırım, şimşek ve ultraviyole ışınların etkisiyle basit organik moleküller haline dönüştüklerini belirtmektedirler. Bu bilim adamlarının ortaya koydukları Teze göre ilkel dönemden 19. yy. ortalarına kadar geçen süre içerisinde fotosentezin geçirdiği evrimi,  yukarıda verdiğimiz bir araya gelip formül oluşturan bileşenlerin oluşmasına günümüze kadar olan değişimleri aşağıda vermeye çalışalım. 

Atmosferde oksijen olmadığı dönem.
CO2+H2O+H2+NH3+ CH4, Şimşek + Yıldırım, Oksijensiz Atmosfer = Basit Organik Moleküller.

Oluşan organik maddeler yağmur suları ile karaya taşınıp ısı, ultraviyole ışınları etkisiyle karmaşık moleküller haline dönüşürler.

Basit Organik Moleküller, ısı + ultraviyole ışınlar (karada), Oksijensiz Atmosfer = Karmaşık Organik Maddeler

Yer kabuğunda oluşan karmaşık maddeler yağmur suları ile denizlere taşındı. Denizlerde ultraviyole ışınların etkisiyle  karmaşık moleküllerden sayısız ve karmaşık reaksiyonlarla ilk canlılığın temeli atıldı ve ilkel hücreler oluştu
Fotosentez Formülü

Karmaşık Organik Maddeler, Isı + ultraviyole ışınlar (denizlerde), Oksijensiz Atmosfer = İlkel hücre         

İlk canlı oksijensiz ortamda oluşmuştur. İhtiyaç duyulan organik maddeler cansız ortamda inorganik koşullarda sentezlemekte ve bol miktarda bulunmaktadır. İlkel hücre ihtiyacı olan enerjiyi ortamdaki organik moleküllerden oksijensiz solunumla elde etmekteydi. Bu mekanizma (fermantasyon) günümüze kadar gelmiştir.

Organik Madde, İlkel hücre + enzim = Basit Organik ve inorganik madde + Enerji

İnorganik Maddeler + İleri hücre formları + Kemosentez ve Fotosentez = organik maddeler 

Bu formüle oluşan ve elde edilen enerji ilkel hücreler için yetmektedir. İlkel hücrelerden bazıları sahip olduğu eriyebilir organik maddelerle kendi organik maddelerini inorganik maddelerden üretebilme yeteneğine sahip oldular. Bunun en ilkel şekli kemosentezdi, zaman içerisinde fotosenteze çevirildi.  

]]>
Fotosentez Yapan Canlılar https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-yapan-canlilar.html Fri, 07 Dec 2018 17:44:25 +0000 Fotosentez yapan canlılar,öncelikle fotosentez ne demek onu açıklayalım. Bilimsel olarak fotosentez; yeşil bitkilerin ışık enerjisiyle karbondioksit ve suyu birleştirerek organik besin yapması olayıdır. Karbon özümlemesi de den Fotosentez yapan canlılar,öncelikle fotosentez ne demek onu açıklayalım. Bilimsel olarak fotosentez; yeşil bitkilerin ışık enerjisiyle karbondioksit ve suyu birleştirerek organik besin yapması olayıdır. Karbon özümlemesi de denilir. Bu durum bitkilerin yeşil kısımlı taraflarında olur. En çok yapraklarda olur ve mantarlar fotosentez yapmazlar. 

Fotosentez yapan canlılar: 

Bitkiler: yeşil yaprakların çektiği ışık enerjileri ile karbondioksit ve suyu karbınhidratlara ve oksijene çevirmek için kullanılır. Fotosentezin hızını ölçmek için kullanılan en etkin yol karbon miktarı ya da oksijen miktarını ölçmektir. Karbondioksit miktarı ne kadar artarsa fotosentez olayı da bir o kadar artar. Bir süreden sonra değişme olmaz.

Algler: yeryüzünde bitkiler dışında sadece fotosentetik bakteri ve algler fotosentez yapabilirler. Bu mikroskobik canlılar fotosentez işlemi ile kendi ilişkilerini karşılarken de görülür. %67 besin sağlayan bu canlılar sadece fotosentez yapabilecekleri canlıya değil  bedenlerine aldıkları güneş ışınlarını güneş görmeyen bütün bölgelere iletebilirler. 

Fotosentez Yapan Canlılar
Bakteriler: bakteriler prokaryot yapıda oldukları için kloroloplastları yoktur. Fotosentez yapan bakteriler de klorofil sitoplazma da olur. Mor bakteriler ve yeşil bakteriler solunum yapan fontosentetik bakterilerdir. Oksijen bu tür bakteriler de zehir etkisi yapar. Bu yüzden fotosentez de bakteriler su kullanmazlar.

Protista: protistalar çekirdek zarı ve zarlı organeller ile ayrılır. Bu canlının beslenmeleri fotosentez ile gerçekleşir. Tek hücreli olmalarına rağmen çok hücrelilerde görülen yaşamsal faaliyetlerini yapabilirler.
]]>
Fotosentez Reaksiyonları https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-reaksiyonlari.html Sat, 08 Dec 2018 00:41:23 +0000 Fotosentez Reaksiyonları, iki evreden oluşmaktadır. Bunlar; karanlık evre reaksiyonları (karbon tutma reaksiyonları) enzimlerin daha yoğun kullanıldığı sentez reaksiyonları, ışıklı evre reaksiyonları şeklindedir. Karanlık d Fotosentez Reaksiyonları, iki evreden oluşmaktadır. Bunlar; karanlık evre reaksiyonları (karbon tutma reaksiyonları) enzimlerin daha yoğun kullanıldığı sentez reaksiyonları, ışıklı evre reaksiyonları şeklindedir. Karanlık devre aksiyonlarının gerçekleştirilmesi için, ışık reaksiyonlarının mutlaka gerçekleşmesi gerekir, ilk evrede mutlaka ışık gereklidir, klorofil hem elektron verici hemde elektron alıcı görev yapar, karanlık devre reaksiyonlar ortam ışık olsa a olmasa da yürütülür.

Işığa Bağımlı Tepkimeler (Işıklı Evre Reaksiyonları)
  • Etken faktör olarak ışık enerjisi kullanılan ışık reaksiyonlarında ışık fazı, aydınlık evre veya fotokimyasal evre denir.
  • Bu reaksiyonlarda NADP, H2O, P, ADP kullanılır, NADPH2 ve ATP üretilir.
  • Gerçekleşmesi için mutlaka klorofil ve ışık gerekmektedir.
  • Kloroplastın grana bölümünde gerçekleşir.
  • Fotokimyasal özellikte olan metabolik enzim kullanımı gerektirmeyecektir. Bu sebep den dolayı ısıya duyarlı değildir.
Işık reaksiyonları klorofilden ayrılan elektronun tekrardan klorofile dönüp dönmemesine göre devirsiz devirli fotofosforilasyon şeklinde iki aşamadan oluşmaktadır.

Devirli Fotofosforilasyon
  • Klorofilin FS I'in merkezinde bulunan elektronu ışık tarafından uyarılması ile önce ilk alıcıya aktarılmaktadır.
  • Elektron taşıma sistemine aktarılan elektronlar önce ferrodoksin daha sonra sitokrom ve plastosiyanin üzerinden klorofile tekrar döner.
  • Bu nedenle klorofil kaybetmiş olduğu elektronu tekrar aldığı için gerçekleşen bu olaya devirli fotofosforilasyon adı verilir.
  • Elektronların serbest kalan enerjisinden geri dönüş sırasında yararlanılarak ADP moleküllerine fosfat grubu eklenerek ATP üretilmektedir.
Fotosentez Reaksiyonları
Devirsiz Fotofosforilasyon

FS II'nin tepkime merkezinde yer alan klorofilin ışık tarafından uyarılan elektron ilk alıcıya ulaştırılır. Daha sonra ise plastosiyonin, sitokromlar, plastokinon aracılığı ile FS I'e aktarılmaktadır. Açığa çıkan enerji ATP'nin sentezlenmesinde kullanılmaktadır. Işığı soğurmasıyla FS I'in tepkime merkezinde bulunan klorofil elektronları ilk alıcıya aktarılır. Aktarılan ilk alıcı elektronu ferrodoksine aktarmaktadır. Stromada yer alan bir enzim yardımıyla ferrodoksin elektronu NADP'ye göndererek yükseltgenir. Elektronların tilakoit zarında yer alan ETS'den geçişi sırasında stromada bulunan protonların (H+) tilakoit boşluğa pompalanmasını sağlamaktadır. Protonlar tilakoit boşluğundaki suyun ayrışmasıyla oluşmaktadır.
]]>
Fotosentez Ve Solunum https://www.fotosentez.gen.tr/fotosentez-ve-solunum.html Sat, 08 Dec 2018 14:35:54 +0000 Fotosentez Ve Solunum;  Canlıların hayatlarını devam ettirebilmesi için, kesinlikle enerji gereklidir. Vücudumuzda kasların ve kalbin işlevlerini sürdürmesi ve vücuttaki kimyasal tepkilemelerin gerçekleşmesini sağlayan bu enerji Fotosentez Ve Solunum;  Canlıların hayatlarını devam ettirebilmesi için, kesinlikle enerji gereklidir. Vücudumuzda kasların ve kalbin işlevlerini sürdürmesi ve vücuttaki kimyasal tepkilemelerin gerçekleşmesini sağlayan bu enerji, hayvansal ve bitkisel besinlerden sağlanır. Tüm besinlerdeki enerjinin ilk kaynağı ise, güneş enerjisidir.

Geceleri dünya da bulunmakta olduğumuz nokta, güneş ışıklarını alamaz. Sabah zamanı,  bu ışıkların alınmaya başladığı zamandır. Üzerine güneş ışıkları düşen bitki fotosentez olayında, bu ışık enerjisini kimyasal enerji haline getirir. Bitkinin dokularını yenilemesi ve büyümesi, bu enerjiyle sağlanır. Bitki bu enerjiden faydalanarak, büyümesini devam ettirirken, bir bölümünü de kimyasal enerji şeklinde hücrelerinde depo eder. Bir insan veya hayvan bu bitkiyi yediği zaman, bitkinin içinde depolanmış olan, enerjiyi de almış olur. Böylece kendi vücudundaki kimyasal tepkime olayını sürdürür, bu enerjiyi dokularında barındırır ve saklar. Dolayısıyla hayvansal ve ya bitkisel besinlerle aldığımız enerji, beslenme zincirinin ilk basamaklarında yer almakta olan bitkiler aracılığıyla ve fotosentez yoluyla, güneşten sağlanmış olan enerjidir.
Fotosentez Ve Solunum

Özetle gerçekten de, güneş ışıklarının alınmakta olduğu sabah vakti fotosentez adı verilen, bizimkinin tersine bir solunum olayı yaşanır. Bu süreç içerisinde karbondioksit tüketilirken, oksijen üretilir. Havadaki oksijeni zenginleştirmekte olan bu zaman diliminde, canlıların solunumu sebebiyle, atmosferde bulunan oksijen çoktan tükenmiş olacaktı. Yani sabah başlayan bu sürecin sayesinde, bizim de nefes alabilmemiz mümkün hale gelmektedir.

]]>
Bitkilerde Fotosentez https://www.fotosentez.gen.tr/bitkilerde-fotosentez.html Sun, 09 Dec 2018 03:24:02 +0000 Bitkilerde Fotosentez: Fotosentez bitkilerin bir nevi solunum yoludur. Yeşil yapraklı veya canlı çiçekler fotosentez yapabilir. Fotosentez için önemli olan tek şet ışıktır. Işığın olmadığı bir ortam da bitki fotosentez yapam Bitkilerde Fotosentez: Fotosentez bitkilerin bir nevi solunum yoludur. Yeşil yapraklı veya canlı çiçekler fotosentez yapabilir. Fotosentez için önemli olan tek şet ışıktır. Işığın olmadığı bir ortam da bitki fotosentez yapamaz. Yeşil yapraklı bitkilerin güneş ışığı veya başka ışık ile organik madde oluşturmasını sağlayan kimyasal bir olaydır. Kimyasal olay denilmesinin sebebi ise, bitki fotosentez yaptıktan sonra eski haline tekrardan gelmez. Ve tamamen başka bir durumun içerisine girer ondan dolayı da kimyasal bir olaydır. Bitki veya çiçek kloroplast açısında zengindir. 

Bir bitki fotosentez yaptıktan sonra glikoz,su, ve oksijen ortaya çıkar. Bitkiler gece fotosentez yapamazlar. Fotosentez yapan bir bitki aynı zamanda yaptığı ortama da oksijen verdiği için çok faydalıdır. Fotosentez den sonra oluşan besin depolanır. Birçok madde fotosentez ile tepkimeye girebilir. Tepkime kimyasal bir olay olduğu için bitkinin yapısı tamamen değişir. Işığın boyutu ve ısısı ne kadar çok olursa fotosentez hızı da o kadar hızlı olur. Çünkü ışıktan dolayı yapılan bir olay olduğu için güneş ışığında daha çabuk fotosentez yapılır. 

Bitkilerde Fotosentez
Bitkiler gündüz ışık yardımı ile fotosentez yapıp oksijen dağıttığı gibi gece de karbondioksit yapıp dağıtır. O yüzden gece yatılan yere yakın canlı çiçek konulması önerilmez. Klorofilin ışık enerjisini soğurması fotosentezin en önemli bölümüdür. Işık enerji azaldıkça klorofilin molekülleri birbirinden ayrılır ve başka maddeye tutunmaya çalışırlar. Elektronlarını kaybeden bir klorofil ise yeniden klorofil arayışına girer. Klorofilden ayrılan yüksek enerjili moleküller ara bileşenler ile birleşerek yeni klorofile dönüşürken ATP sentezler. Bitkilerin besin yapma bölümünde en önemlisi fotosentezdir.  Bir bitki fotosentez yapmadığı sürece besin depolayamaz. Her bitki fotosentez olayını gerçekleştirir. Bazı bitkiler kemosentez yaparlar fakat bu bitkilerin besin değeri azdır. Ve bitki için iyi bir ortam hazırlamaz. 
]]>